Sözlük / Kategoriler / Yabancı Kökenli
Farsça Kökenli
Türkçeye Farsçadan girmiş kelimeler.
745 madde
- dostisimSevilen, güvenilen, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse.
- duhterisimkız
- duvarisimBir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem, örek cidar.
- dübeşisimzarla oynanan oyunlarda atılan zarlardan ikisinin de beş benekli yüzünün üste gelmesi
- dülgerisimYapıların kaba ağaç işlerini yapan kimse.
- dürbünisimuzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç
- dürüstsıfatsözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan, doğru
- düyekisimTürk müziğinde bir usul.
- düçarsıfattutulmuş, uğramış, yakalanmış
- düşmanisimBirinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse.
- ebruisimkâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süs
- efsaneisimeski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
- efsanevisıfatefsanelerde geçen, kendisi için efsaneler düzülen veya efsaneyi andırır nitelikte olan, menkıbevi
- efsunisimbüyü
- ehliyetnameisimsürücü belgesi
- ejderisimejderha
- ejderhaisimateş üfleyen, genelde kanatları ve yılan pullarıyla betimlenen korkunç bir masal canavarı, dragon, ejder
- encamisimson, işin sonu
- endamisimbeden, boy bos, vücut
- endişeisimtasa, kaygı
- erguvanisimBaklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, ((Cercis siliquastrum).
- erguvaniisimerguvan rengi
- eğerbağlaçşart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
- fahimaneisimfahim olana yakışacak tarzda, büyüklük göstererek, ulu, şerefli
- fahteisimklasik Türk müziğinde daha çok ilâhi, beste ve özellikle peşrev formlarında kullanılan, yirmi zamanlı ve on iki vuruşlu bir büyük usul
- farisiisimFarsça
- fağfurisimÇin işi, iyi porselenden yapılmış kase, tabak v.b. porselen eşya
- fenerisimSaydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı.
- ferahfezaisimKlasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.
- ferdaisimErte, yarın