Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- sınıfisimÖğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri.
- sınıfbirimisimtemel anlamın bir kısmını oluşturan zorunlu ve ayırt edici anlambirimcik
- sınıflamaisimbölümleme, tasnif
- sınıflamakfiilbölümlemek
- sınıflandırmaisimsınıflandırmak işi, bölümlendirme
- sınıflandırmakfiilbölümlendirmek
- sınıflandırılmaisimsınıflandırılmak işi
- sınıflandırılmakfiiltasniflendirilmek, belli bir sınıfa koydurulmak
- sınıflanmaisimBölümlenme
- sınıflanmakfiilbölümlenmek
- sınıflanışisimbölümleniş
- sınıflaşmaisimSınıflaşmak işi
- sınıflaşmakfiilToplumda sınıf farkları oluşmak.
- sınıkçılıkisimSınıkçının yaptığı iş
- sınırisimİki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi; hudut
- sınırdaşlıkisimSınırdaş olma durumu
- sınırlamaisimSınırlamak işi
- sınırlamakfiilsınırını çizmek, sınırını belirtmek veya belirlemek
- sınırlandırmaisimSınırlandırmak işi
- sınırlandırmakfiilsınırlamak, hudutlandırmak
- sınırlanmaisimsınırlanmak işi
- sınırlanmakfiilsınır çekilmek
- sınırlanışisimSınırlama işi
- sınırlayışisimSınırlamak işi veya biçimi
- sınırlılıkisimsınırlı olma durumu
- sınırsızlıkisimSınırsız olma durumu
- sıpaisimeşek yavrusu, kolun
- sırisimbazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
- sıraisimYan yana, art arda olan şey, olay veya canlıların tümü; dizi, kol.
- sıracagillerisimSıraca otu, bit otu gibi bitkileri içine alan, iki çeneklilerden bir bitki familyası