Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- doğaçlamakfiilIçten gelerek söylemek, irticalen dile getirmek
- doğaötesiisimUs ve sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri ya da saltık bilgiyi konu alan felsefe, fizikötesi, °metafizik.
- doğaüstücüisimDoğaüstücülük yanlısı, sürnatüralist
- doğdurmaisimdoğdurmak eyleminin mastarı
- doğdurmakfiildoğuncaya kadar beklemek
- doğmacazarfIçten geldiği gibi, irticalen, doğaçlama
- doğmakfiildünyaya gelmek
- doğramisimDoğrama sonucu ortaya çıkan parça
- doğramaisimdoğramak işi
- doğramacıisimahşap doğrama yapan kişi
- doğramacılıkisimdoğramacının yaptığı iş
- doğramakfiilKeserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak
- doğranmaisimDoğranmak işi
- doğranmakfiilKesilmek, parça parça edilmek
- doğratmaisimDoğratmak işi
- doğratmakfiilDoğramak işini yaptırmak
- doğrayışisimDoğramak işi veya biçimi
- doğrucuisimHer şeyin doğrusunu söylemeyi huy edinmiş olan (kimse)
- doğruculukisimDoğrucu olma durumu
- doğrulamaisimdoğrulamak işi, teyit, tasdik
- doğrulamakfiilbir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, teyit etmek, tasdik etmek
- doğrulanmakfiilDoğrulamak işine konu olmak veya doğrulamak işi yapılmak
- doğrulmaisimdoğrulmak eyleminin mastarı
- doğrulmakfiilEğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
- doğrultmaisimdoğrultmak eyleminin mastarı
- doğrultmakfiilDoğrulmasınısağlamak, doğru duruma getirmek
- doğrultmaçisimİki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, °redresör.
- doğrultuisimyön, istikamet, veçhe
- doğrulukisimdoğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet
- doğrulumisimYönelim