Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- gözetimisimgözetme işi, nezaret
- gözetişisimGözetmek işi veya biçimi
- gözetlemeisimGözetlemek işi; tarassut.
- gözetlemekfiilBirine veya bir şeye gizlice bakmak; dikizlemek
- gözetlenmekfiilGözetlemek işi yapılmak
- gözetletmekfiilGözetlemek işini birine yaptırmak
- gözetleyiciisimGözetlemek işini yapan (kimse)
- gözetleyicilikisimGözetleyici olma durumu
- gözetmeisimgözetmek işi
- gözetmekfiilkorumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek
- gözetmenisimOkullarda öğrenciler arasında düzeni sağlamakla görevli kimse; gözcü.
- gözetmenlikisimGözetmenin yaptığı iş
- gözettirmekfiilGözetmek işini yaptırmak, gözetmesini sağlamak
- gözeviisimgözyuvası.
- gözlemisimbir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede
- gözlemciisimdikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit
- gözlemcilikisimGözlemcinin yaptığı iş
- gözlemeisimGözlemek işi.
- gözlemeciisimGözleme yapan veya satan kimse
- gözlemecilikisimGözlemecinin işi veya mesleği
- gözlemekfiilbir şeyin olmasını veya bir kişinin gelmesini beklemek
- gözlememeisimgözlememek işi
- gözlemeviisimrasathane
- gözlemlemeisimgözlemlemek işi
- gözlemlemekfiilbir nesneyi, olayı veya bir gerçeği, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelemek, müşahede etmek
- gözlemleyebilmekfiilgözlemleme imkânı veya olasılığı bulunmak
- gözlenebilmekfiilgözlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- gözlenmeisimgözlenmek işi
- gözlenmekfiilgözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak
- gözletmeisimGözletmek işi