Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- hüzzamisimKlasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
- hüzünisimgönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı
- hüzünlezarfHüzünlü bir şekilde.
- hüzünlenmekfiilHüzünlü duruma gelmek, hüzün duymak
- hüzünsüzlükisimHüzünsüz olma durumu
- hıdiğerevet
- hıdivisimOsmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşadan sonra Mısır valilerine verilen unvan
- hıdivlikisimHıdiv yönetimi veya makamı
- hıfzetmeisimHıfzetmek işi
- hıfzıssıhhaisimsağlıklı yaşamak için alınması gerekli önlemlerin bütünü
- hıkisimHıçkırırken boğazdan çıkan ses
- hıltanisimTop durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki
- hıltarisimDavar ve sığırların, boyunlarına takılan ip veya kayış
- hımbıllaşmaisimHımbıllaşmak durumu
- hımbıllaşmakfiilmiskinleşmek, uyuşuk bir hâl almak
- hımbıllıkisimhımbıl olma durumu
- hımhımlıkisimhımhım olma durumu
- hıncahınçzarfÇok dolu, tıklım tıklım, dopdolu.
- hıngelisimBir mantı çeşidi
- hınzırlaşmaisimHınzırlaşmak işi
- hınzırlaşmakfiilhınzır gibi olmak
- hınzırlıkisimHınzır olma durumu
- hınçisimöç alma duygusu ile dolu öfke, kin, gayz
- hırisimKavga, dalaş
- hıramanisimÜzeri, gökyüzünü göremeyecek kadar ağaç dalları ile kapanmış yol.
- hırbolukisimSersemlik, salaklık
- hırdalamakfiilBıçakla veya başka kesici aletle bir şeyi doğramak, kesmek, parçalamak.
- hırdavatisimKilit, tel, çivi vb. metal eşya.
- hırdavatçılıkisimHırdavatçının işi, nalburluk
- hırgürisimGeçimsizlik, kavga