Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- kakışmakfiilDürtüşmek, itişmek
- kakıştırmakfiilSürekli ve hafif hafif kakmak
- kalisimbir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi
- kaladiğerkaldığında
- kala-azarisimsıcak ülkelerde görülen, sıtmaya benzer bir hastalık
- kalaazarisimMalta humması
- kalabalıklaşmaisimkalabalıklaşmak eyleminin mastarı
- kalabalıklaşmakfiilKalabalık duruma gelmek
- kalabilmeisimkalabilmek işi
- kalabilmekisimkalma ihtimali00 [[bulunmak
- kalafatlamaisimKalafatlamak işi
- kalafatlamakfiilGeminin kaplamasını kalafatla onarmak
- kalafatlanmaisimKalafatlanmak işi
- kalafatçıisimGemi ve kayıkları kalafat eden kimse
- kalafatçılarisimTersane halkını oluşturan bölüklerden her biri
- kalafatçılıkisimKalafat yapma işi
- kalakisimBurun, burun ucu
- kalakalmaisimKalakalmak işi
- kalakalmakfiilHareketsiz ve konuşamaz halde kalmak.
- kalamarisimSekiz bacaklı, iki dokunaçlı, hızlı yüzen, genellikle renk değiştirebilen bir deniz yumuşakçası, (Loligo vulgaris)
- kalamataisimBir tür etli ve büyük zeytin
- kalamazoisimBanka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter
- kalambekisimkalembek
- kalaminisimDoğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
- kalamitisimAmfibol cinsinden bir mineral türü
- kalandırcıisimkalandır işini makine aracılığıyla yapan kişi
- kalantorisimGösterişi seven, varlıklı (kimse)
- kalantorlukisimKalantor olma durumu.
- kalaoisimGökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının,boynuzlu gagalıgiller (Bucerotidae) familyasından, Sumatra, Cava ve Borneo'da yaşayan, kırmızı, turuncu, kara renkli bir tepeliği bulunan, bir kuş türü
- kalastraisimGemilerde cankurtaran filikalarını oturtmak için güvertelere konulan sehpa