Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- karşıtlıisimKarşıtlık, zıtlık gösteren, tezatlı
- karşıtlıkisimkarşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast
- karşıtçıllıkisimBir işe, davranışa veya düşünceye karşı olma durumu, aleyhtarlık
- karşıtçılıkisimaleyhtarlık
- kasisimTellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu.
- kasaisimpara veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
- kasabacıkisimkasaba sözcüğünün küçültmesi
- kasacıisimVeznedar, vezneci
- kasacılıkisimKasacı olma durumu
- kasadarisimkasiyer
- kasalamaisimKasalamak işi
- kasalamakfiilKasalara yerleştirmek
- kasalanmaisimKasalanmak işi
- kasalıkisimKasa yapımına elverişli ince dilinmiş tahta
- kasaphaneisimkesimevi
- kasaraisimGeminin baş ve kıç tarafında, asıl güverteden yüksek olan kısa güverte.
- kasaturaisimPiyade tüfeklerinin uç kısmına takılarak süngü olarak kullanılan, uzun, delici ve kesici bıçak.
- kasavanisimsohbet
- kasavetlenmeisimKasavetlenmek işi
- kasbilimisimKasları inceleyen bilim dalı.
- kasetisimİçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu
- kaset-teypisimkutucuklu sesalıcı
- kasetçalarisimkaset oynatabilen cihaz, bir tür bant makinesi
- kasetçiisimKaset satan kimse
- kasideisimOn beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü.
- kasidehanisimKaside okumayı meslek edinmiş kimse
- kasinoisimkumarhane
- kasisisimKara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler
- kasiyerisimTicari kuruluşlarda kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veya para üstü veren kimse; kasadar.
- kaskisimdarbelerden başı korumak için, sertleştirilmiş sentetik maddelerden yapılmış sağlam başlık