Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- kıvanışisimKıvanmak işi veya biçimi
- kıvraklaşmaisimKıvraklaşmak işi veya durumu
- kıvraklaşmakfiilKıvrak duruma gelmek
- kıvraklıkisimKıvrak olma durumu veya kıvrakça davranış.
- kıvrakçazarfKıvrak bir biçimde
- kıvramaisimkıvramak eyleminin mastarı
- kıvramakfiilBuruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek
- kıvrandırmaisimKıvrandırmak işi
- kıvrandırmakfiilKıvranmasına sebep olmak
- kıvranmaisimKıvranmak işi
- kıvranmakfiilAğrı, sancı gibi fiziksel veya korku, heyecan gibi ruhî sebeplerle vücut eğilip bükülmek
- kıvrantıisimKararsızlık, sıkıntı
- kıvranışisimKıvranmak işi veya biçimi
- kıvratmaisimKıvratmak işi veya durumu
- kıvratmakfiilipi katladıktan sonra iyice bükmek veya tel gibi şeyleri burmak
- kıvrıkdalisimKıvrımdal.
- kıvrıklıkisimKıvrık olma durumu
- kıvrılmaisimKıvrılmak işi, bükülme
- kıvrılmakfiilEğrilip bükülmek
- kıvrılışisimKıvrılmak işi veya biçimi
- kıvrımisimBükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat; büklüm, büküm, kıvrıntı.
- kıvrımdalisimDalgalı kıvrık dalların ve yaprakların yüzeyde akıcı, hareketli olarak yayılmasıyla yapılan bezeme.
- kıvrımlanmaisimKıvrımlanmak işi
- kıvrımlanmakfiilKıvrımlı duruma gelmek
- kıvrıntıisimkıvrım
- kıvılisimAteşten sıçrayan küçük ateş parçaları, kıvılcım.
- kıvılcımlanmakfiilKıvılcım saçarak yanmak, kıvılcımlı duruma gelmek.
- kıvıldamakfiil(Denizli, Gaziantep, Sivas ağzı) İnsan ve hayvanların kaynaşması
- kıvırcıklıkisimkıvırcık olma, kıvırcık saçlara sahip olma durumu
- kıvırmaisimkıvırmak işi