Mâni
Bağarası beddua manileri
Anonim
Kara dut parmak gibi
Sevdiğim kaymak gibi
Benim yâri sevenler
Kurusun yaprak gibi
Portakal dilim dilim
Darılmış benim gülüm
Ben gülüme ne dedim
Kurusun ağzım dilim
Kaşak içinde yılan
Gözleri bana divan
Beni yârdan ayıran
Ne din görsün ne iman
Karşı karşı evimiz
Yanında dükkânımız
Sen çık ordan ben burdan
Çatlasın düşmanımız
Mavileri giyersin
Çarşılarda gezersin
Bir başka yâr seversen
Allah belânı versin
Üzümüm bağda biter
Tütünüm dağda biter
Güldürmedin ağlattın
Olasın benden beter
Çiğ bal yedim tabaktan
Yâri gördüm uzaktan
O yâr benim olmazsa
Ölüm gelsin Allah’tan
Şu dere derin dere
Suları serin dere
Allah’ından bulasın
Beni soktun bu derde
Geliyorsun pazara
Uğratırlar nazara
Sana nazar değdiren
Kendi girsin mezara
Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Cennet yüzü görmesin
Aramızı bozanlar
Bisiklete binersin
Hangi yoldan gidersin
Başkasını seversen
Allah belânı versin
Armudu dalda koyan
Üzümü balda koyan
Sürüm sürüm sürünsün
Beni bu halda koyan
Elindeki nar ise
Yanındaki kar ise
İki gözüm kör olsun
Başka dostum var ise
Terliğin takılmasın
Takılıp yırtılmasın
Beni yârdan ayıran
Veremden kurtulmasın
Metindeki kelimelerin anlamları
- dut
- dutgillerden (Moraceae), kuzey yarım kürenin genellikle ılıman böleglerinde yetişen yaprakları ipek böceği beslemekte kullanılan ağaç ve bu ağacın; ak, kara ve pembe renkte ekşi veya tatlı sulu meyvesi, tuy
- divan
- yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
- din
- Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum; diyanet.
- yâr
- sevgili
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- yanında
- bir şeye, bir kişiye göre, nispetle
- uzaktan
- uzak yerden
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)