Mâni
Emirdağ manileri
Anonim
Ayakkabım var benim
Ayağıma dar benim
Emirdağ'ın içinde
Elâ gözlü yâr benim
Entarın yeşili
Ben kaybettim eşimi
Bu mendil senin olsun
Sil gözüyün yaşını
Denizin dibi kaya
Cemalin benzer aya
Ben o yârdan usandım
Benleri saya saya
Beyaz şapka başında
Kalem oynar kaşında
Sana varırım amma
Askerlik var başında
Belimi verdim iğde dalına
Kökü çürümüş geldi elime
Elin oğlu hiç bakmadı sözüme
Ben gail değilim böyle yazıma
Ala karga olaydım
Kavaklara konaydım
Yoldan geçen yolcudan
Ben yârimi soraydım
Emirdağ'ın karlı dağı
Akar katmerin yağı
Ben senden ayrılalı
Şaşırdım solu sağı
Evimizin üstü fırın
Bacası bağlamış kurum
A ağam ben burada böyle iken
Sen orda nasıl durun
Evlerinin önü kesme
Başına oturup dallarını kesme
Kendine arkadaş bulupta
Beni selamından kesme
Şirin Emirdağ güzelsin
Aşıkları üzersin
Sandallarda gezerken
Sen türküler düzersin
Dut dibinde bulgurum
Ben bir yare vurgunum
Yar beni almazsa
Ben kendimi vururum
Denizin dibi minare
Dalga vurdu kenara
Yeni zaman kızları
Bu yıl ölmüş avare
Çapa vurdum pancara
Teslim ettim kantara
Hile yapma kantarcı
Basmam artık mantara
Minarede ezan var
Has bahçede gezen var
Emirdağ'in içinde
Yüreğimi ezen var
Metindeki kelimelerin anlamları
- dut
- dutgillerden (Moraceae), kuzey yarım kürenin genellikle ılıman böleglerinde yetişen yaprakları ipek böceği beslemekte kullanılan ağaç ve bu ağacın; ak, kara ve pembe renkte ekşi veya tatlı sulu meyvesi, tuy
- ezen
- Ezan
- fırın
- içinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
- saya
- Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü
- mendil
- Burun ve ter silmekte, el ve yüz kurulamakta kullanılan küçük, kare biçiminde kumaş veya yumuşak, ince kâğıt.
- amma
- ama
- yağı
- düşman
- ezan
- Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı.
- yâr
- sevgili
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- askerlik
- asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, vatan borcu, askeriye, asker olma hâli
- burada
- bu yerde, bunda
- başında
- bir şeyin sırada önde olanı, önde geleni
- başına
- tek başına
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)