Mâni
Amasya manileri
Anonim
Duvarda makas asulu
Elbiseler kesülü
Bana mani sorarsan
Kirli çuval basulu
Çay aşağu giderim
Topal koyun güderim
Eğer anam vermezse
Bohçamı alur giderim
Mavi boyarlar m'ola
Sevsem duyarlar m'ola
İkimizde bir boyda
Nikah gıyarlar m'ola
Harmanlarda ot bitti
Goyun yayulsun diye
Hatıp kekül sallamış
Muhtar bayulsun diye
Üzüm goydum sepete
Yar oturur tepede
Ben bir yeni yar sevdum
Şan olsun memlekete
Altınım var boynumda
İki ellerim goynumda
Ela gözlü sevduğum
Gece gündüz yanımda
Altını bozdurayım
Sıraya dizdireyim
Elma armut değülsün
Cebimde gezdireyim
Yaylanın çimenini
Hep toplamış geyikler
Sevdalunun işine
Ne garuşur böyükler
Gayalardan ot biter
Guzular yayulsun diye
Gızlar kekürt* sallar
Oğlanlar bayulsun diye
Dozer geliyor dozer
Çekilin sizi ezer
Benim sevduğum oğlan
Sinan Özer’e benzer
Yayladan mı geliyon?
Sırtındaki yayuk mu?
Ben sağa ayakkabı verdüm
Ayağundaki çaruk mu?
Ambar altunda cecük
Bacakları küçücük
Benüm sevduğum oğlan
Dünyalarda biricük
Bir dalda iki elma,
Biri al birin alma,
Alnına yazılmışım,
İsder al isder alma,
Kavah senden uzun yoh,
Dallarında üzüm yoh,
Seni sevdim seveli,
Başgasında gozüm yoh.
Halayda gördüm seni,
Boyundan bildim seni,
Bir gulünü gohlamadan,
Ellere vermem seni.
Elekler eler geçer,
Kalbimi deler geçer
Yaşım kuçükdür ama,
Ahlımdan neler geçer.
Pınar başı subaşı,
Ben isdemem onbaşı,
Olursa subay olsun,
Dosda düşmana garşı,
Köprünün altı çiçek,
Sevenler ölmeyecek,
Benim sevdiğim oğlan,
Birinci içmeyecek.
Mercimek gatma aşa,
Heves etme oynaşa,
Severlerde almazlar,
Sonra gaharlar başa.
Çaydanlıhda çayım var,
Demlenecek neyim var,
Çoh gamlanma gaynana,
Üç aylıh bebem var.
Gapılar ganat ganat,
Ben söyleyim sen anlat,
Allı pullu Ankara,
Sevdiğim sana amanet.
Irmaktan geçemiyom,
Az doldur içemiyom,
Üç beş dostu görünce,
Yazmadan edemiyom.
Amasya'nın elması.
Hoştur yari sarması,
Kadehle olmaz bu iş,
Doldur bu bakır tası.
İşkefen pek yumuşak,
Gerdanın pamuktan ak,
Ne haldeyim bir bilsen,
Çöz hırkam, sineme bak.
Yoğurdunu çaldın mı?
Selamını aldın mı?
Şu benim feryadımı,
Sen hiç kale aldın mı?
Helkeciler boş geliyor,
Sesin bir hoş geliyor,
Ulan domuzun kızı,
Gözün taşı deliyor.
Keşkeği vur fırına,
Pişiriversin yarına,
Yalnız yeme sevdiğim,
Haber sal dostlarına.
Irmakta çimen güzel,
Düşüme giren güzel,
Ya mendil salla ya el,
Hakçası yanıma gel.
Semaverler kaynasın,
Gençler simsim oynasın,
A kız senin cilvene,
Bu can nasıl dayansın?
Metindeki kelimelerin anlamları
- subay
- silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramiral kadar rütbedeki asker
- sal
- Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı.
- dozer
- Tırtıllı veya lastik tekerlekli yol yapım makinesi
- eğer
- şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
- gatma
- (Trabzon ağzı) İp
- aşa
- akşam yemeği
- çöz
- bumbar, bağırsak
- mendil
- Burun ve ter silmekte, el ve yüz kurulamakta kullanılan küçük, kare biçiminde kumaş veya yumuşak, ince kâğıt.
- heves
- istek, eğilim, arzu, şevk
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- hakçası
- Doğrusu, doğru olanı
- olursa
- olur ve ise kelimelerinin kaynaşması
- ayakkabı
- genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik gibi dayanıklı maddelerden yapılan giyecek; başmak, pabuç, iskarpin
- gamlanma
- Gamlanmak işi
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)