Şiir
Çömlekçi
ÇÖMLEKÇİ
Sanayi Mektebi talebesine
Köyde idik, bir sabah, hava almak istedim;
Çocuğuma: «Seni de götüreyim, gel!» dedim.
Baba oğul kırlarda, bayırlarda dolaştık;
Elmas gibi parlayan bir pınara yaklaştık.
Söğütlerin o zümrüt gölgesinde oturduk.
Bu sırada, arkadan bir ses duyduk: Bir çocuk.
Sol elinde bir bakraç, sağ elinde bir testi;
Su başında bunları doldurmaya getirdi.
Ben, testiyi gösterip şöyle dedim:
— Oğlum, bak!
Bilir misin, hamuru bunun nedir? Şu toprak!...
Toprak diyip hor bakma; o bir aziz sinedir,
Çocukları üstüne titreyen bir ninedir.
Ondan bir şey isteyen hiç bir vakit boş kalmaz,
Yoksulluğun karanlık zindanında bunalmaz.
Şu kadar ki o, terli alınları alkışlar.
Nasır bağlı ellere zenginlikler bağışlar .
Her gördüğün şen yuva, mesut insan onundur;
Bu dünyada çalışmak herkes için kanundur.
Çömlekçi de başını bu kanuna eğerek
İçersinden demiş ki: «Bana dahi iş gerek;
Bir insanın elinden bir şey yapmak gelirken
Zengin yerin üstünde yoksul kalmak. Bu, neden?
Eğer kişi sefilse, bu kendinin suçudur;
O isterse saadet sarayında oturur.
Çömlekçilik, hayır ben, hiç bir işten utanmam;
Canım tende oldukça çalışmaktan usanmam.
Benim kirli önlüğüm bana büyük şan verir.
Bir zanaat adamı olduğumu gösterir.
Yüzde isler, çamurlar... Bunlar leke değildir;
Irz ve namus karası alnı yere eğiltir;
Yiyeceğim ekmeği terim ile kazanmak
Benim için mukaddes bir vazife olacak!...»
Bu erkekçe düşünce onu işe saldırtmış,
Çömlekçinin çamurlu teknesine daldırtmış.
Pek az vaktin içinde zanaatı öğrenmiş.
Yeni biçim testiler yapmaklığa özenmiş.
Bu uğurda yorulmuş; gece, gündüz didinmiş;
Lâkin sonra ün almış, birçok para edinmiş!
Bak evlâdım, zanaat, ne mübarek bir iştir;
Şu çiğnenen toprağa nasıl şeref vermiştir.
B ir ustanın elinde her şey değer buluyor;
Hakir çamur yığını halis altın oluyor!..
Metindeki kelimelerin anlamları
- zanaat
- İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş; sınaat, sanat.
- eğer
- şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
- leke
- kirliliği gösteren iz
- ırz
- Bir kimsenin, başkaları tarafından dokunulmaması ve saygı gösterilmesi gereken iffeti.
- sabah
- Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
- para
- devletçe bastırılan, üzerinde kıymeti yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı
- lakin
- ama
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- düşünce
- uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, ide, idea, fikir, mülahaza, mütalaa
- vazife
- görev
- erkekçe
- erkek gibi, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, mertçe
- sanayi
- ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, endüstri, işleyim, uran
- çömlekçilik
- çömlekçinin yaptığı iş
- bunlar
- (işaret adılı): bu zamirinin çoğulu
- herkes
- (belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat
- başında
- bir şeyin sırada önde olanı, önde geleni
- oldukça
- olabildiğince
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)