İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

10 Temmuz

Mehmet Emin Yurdakul

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
10 TEMMUZ İttihat ve Terakki Cemiyetine Şu dağların, ovaların seslerine kulak verin; Bakın, her yer sanki coşkun deniz gibi bağırıyor. Evler, köyler zincirleri parçalayan beldelerin: «Ya hürriyet, yahut ölüm!» türküsünü çağırıyor. Hani nerde ağızları kilitleyen o pençeler. Ahalinin kuvvetini hiçe sayan o yiğitler? Hani nerde, hür başlara mezar kazan o geceler. Bir intikam saatından çekinmeyen müstebitler?... Esir millet yaratmayan âdil Allah Bize dahi: «Kalkın !» dedi: Elimizde parıldayan keskin silâh Bugün zulmü kahreyledi Titreyiniz, zira sizler bize karşı cellâttınız; Bağrımıza vurduğunuz demir gibi kalpsizdiniz... Yüz binlerce anaları, oğulları ağlattınız; Düne kadar evler yıkan, canlar yakan hep sizdinız. Aklınıza gelmezdi ki, hiç bir vakit zincir, zindan Kalplerinde vatan aşkı çarpanları titretemez. Hürriyetin o mukaddes rüyaları alev saçan Alınlardan en sönük bir kıvılcımı körletemez. Esir millet yaratmayan âdil Allah Bize dahi: «Kalkın !» dedi; Elimizde parıldayan keskin silâh Bugün zulmü kahreyledi. Bugün eski bir dünyanın yıkıntısı üzerine 93’ün meşrutiyet saltanatı yükseliyor; Orhan’ların, Selim lerin o sevgili illerine Bir Kanun-ı Esasî’yle yeni baştan can geliyor. Bundan sonra her Osmanlı, şu Türkiye toprağında Mabediyle, mektebiyle, her şeyiyle hür olacak; Bir ak mermer saray kadar emin olan ocağında Bir padişah gibi ömür sürmek için hak bulacak. Esir millet yaratmayan âdil Allah Bize dahi: «Kalkın!» dedi; Elimizde parıldayan keskin silâh Bugün zulmü kahreyledi. Evet, artık hiç kimseye zulüm pençe salmayacak; Bir kuvvetli tarafından zayıf malı yenmeyecek; Yurdun hiç bir bucağında hâkim, mahkûm kalmayacak; «Bu efendi, bunlar dahi kölelerdir!» denmeyecek. Hakir köylü diyecek ki: «Bugün ben de bir ağayım; Adaletin huzurunda zenginlerle müsaviyim; Hür ve mesut bir vatandaş olduğumu duymadayım; Ağılımın, çiftliğimin, her hakkımın sahibiyim.» Esir millet yaratmayan âdil Allah Bize dahi: «Kalkın!» dedi; Elimizde parıldayan keskin silâh Bugün zulmü kahreyledi. Ey Dicle’nin, Sakarya'nın ve Fırat’ın çocukları! Vatanımız talihini bugün bize terk ediyor. Doğduğumuz bu yerlerin kara yaslı ufukları Kadın, erkek, her bir asil evlâdından iş istiyor. Zalim devrin bize miras bıraktığı harabeler Bizim kardeş zekâmızın nurlarıyle uyanacak; Şu zavallı ıssız köyler, şu karanlık kulübeler Bizim kardeş kalbimizin ateşiyle canlanacak. Esir millet yaratmayan âdil Allah Bize dahi: «Kalkın!» dedi; Elimizde parıldayan keskin silâh Bugün zulmü kahreyledi. Biz istersek, hürriyetin kanadının gölgesinde Asırları övündüren dehamızı parlatırız Büyük ırklar yurdu olan şu zengin Şark ülkesinde Yarın yine bir şerefli medeniyet yaratırız. Dünya dahi öğrenir ki bizim gibi bir milletin Her cehennem ateşini söndürmeye gücü yeter; Şu demirden yumruğumuz, zulüm gibi sefaletin, Taassubun, cehlin dahi baslarını kum ezer!.. Esir millet yaratmayan âdil Allah Bize dahi: «Kalkın!» dedi; Elimizde parıldayan keskin silâh Bugün zulmü kahreyledi.

Metindeki kelimelerin anlamları

zira
çünkü
zindan
Tutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer.
ittihat
birleşme
zincir
birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ
pençe
yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları
terakki
ilerleme, yükselme
esir
tutsak
gücü
bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı
padişah
Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, sultan
temmuz
yılın 31 gün süren yedinci ayı, orak ayı, yanarayı
şark
doğu
miras
Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet; kalıt, bırakıt, tereke.
zulüm
güçlü kişinin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa, perseküsyon
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
silah
Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç; yarak, cebe.
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
tarafından
-ınca, -ince, -unca, -ünce

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)