Şiir
Ahretlik
AHRETLİK
— Buyurunuz kahvenizi.
Baktım: bir kız, köy kızı!...
Yanağının çıkıklığı, minimini ağızı,
Her bir hali: «Anadolu koncasıyım!» demekte.
İç çekişi, titrek sesi, o kızarmış gözleri,
Melül melül bakışları, bükük boynu, her yeri
Birçok şeyler okutuyor bu acıklı çiçekte!...
— Kızım, senin anan, baban, kimin, kimsen var mı?
— Var.
— Neredeler?
— Onlar, bacım, hepsi köyde kaldılar.
— Nerelisin?
— Boluluyum.
— Niçin geldin?
— Bunaldık;
Tarlamızı süremedik; yiyeceksiz, aç kaldık.
— Peki, senin İstanbul’a gelmen ile n’olacak?
— Benim birkaç yıllığımla babam öküz alacak!...
Ne acıklı bir haldir bu?... Baba evlât satıyor,
Bir masumun gözlerine her gün yaşlar doluyor,
Bir el onun bal ömrüne her gün ağu katıyor,
Bir çift öküz uğurunda bir kız kurban oluyor.
Bari sizler dokunmayın, şu yuvasız kuşçuğa;
Dokunmayın, memleketin şu bereli gülüne;
Dokunmayın, annesizdir; dokunmayın çocuğa;
Dokunmayın, şimdi ağlar; dokunmayın gönlüne!...
Metindeki kelimelerin anlamları
- ahretlik
- besleme kız, beslek
- köy
- Belediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi.
- ağu
- zehir
- melül
- bezgin
- evlat
- kişinin oğlu veya kızı, çocuk
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- alacak
- bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı
- sizler
- Siz zamirinin çoğulu
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)