Şiir
Günahkâr
GÜNAHKÂR
Ben, bir zindan içindeki mahpuslara benzerim;
Benim dahi ayağımda ağır, paslı demirler...
Benim dahi vücudumu mermer taşlar zehirler;
Benim dahi karanlıkta ışık arar gözlerim.
Nerde bulsam?... Nerdesin sen, ey mübarek teselli!
Artık yeter, bu hayali yok et benim önümden;
Artık yeter, bu azabı çıkar benim gönlümden...
Ah, kaldırın üzerimden beni döven şu eli!...
Ey masumlar! Şu gök, şu yer, hep kâinat sizindir;
Gülme, sevme, alkış, türkü, ümit, hayat sizindir;
Yalnız bir dar mezar gerek bir günahkâr insana!...
— Hayır, yaşa ve kendini yeni doğmuş biri bil;
Her gün küçük bir hayır yap, yanaklardan yaşlar sil;
Ta ki, senin ruhun dahi bir teselli kazana!...
Metindeki kelimelerin anlamları
- zindan
- Tutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer.
- kâinat
- evren
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- kainat
- kâinat kavramının yanlış kullanımı
- teselli
- avunma, avuntu, avunç
- hayali
- hayalî kavramının yanlış kullanımı
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)