Şiir
Hikmet-17
Köngil közi yarutmayın tâat kılsa
Dergâhığa makbul emes bildim mena
Hakikatdan bu sözlerni pâk örgenip
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Bir ü Barım sebak berdi perde açıp
Yer ü kökde turalmadı şeytân kaçıp
İşret kılıp vahdet meydin toya içip
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Işk makâmı türlüg makâm aklıng yetmes
Başdın ayağ cebr cefâ mihnet ketmes
Melâmetler ihânetler kılsa ötmes
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Işk belâsı başka tüşse nâlân kılur
Aklıng alıp bihûş kılıp hayrân kılur
Köngül közi açılğan song giryân kılur
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Yığlar erdim seher vaktda nidâ keldi
Didarımnı körsetey dep vade kıldı
Aklım alıp bihüş kılıp ışkın saldı
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Munda cefâ çekkenlerge didârı taht
Rûr-ı mahşer atâ kılğay hem taht u baht
Yaratkanda kılğan özi âşıkka ahd
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Çöller kezip halkdın bezip ışkın sorgıl
Bende bolsang Hakdın korkup yığlap yürgil
Didârını taleb kılsang hâzır bolgıl
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Közlerimdin kanlar töküp yâd etmedim
Yüz ming türlüg mihnet saldın dâd etmedim
Sendin korkup hasta könglüm şâd etmedim
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Allah derdi satkun ermes satıp alsang
Pir-i muğân hizmetide hâk bolmasang
Hak yolığa kirip bolmas pâk bolmasang
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Ey yârânlar ışk derdige devâ bolmas
Tâ tirigsen ışk defteri eda bolmas
Tar lahedde üstühânı cüdâ bolmas
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Işk pâdişâh âşık fakir dem uralmas
Hakdın ruhsat bolmağunca sözleyelmes
Hak pendini alğan dünyâ izleyelmes
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Kul Hâce Ahmed yetti yaşda sebak kıldım
Sekkizimde dünyâ ukbin talak koydım
Tokkuzumda Hudâyımnı hâzır bildim
Lâ-mekânda Hakdın sebak aldım mena
Metindeki kelimelerin anlamları
- deva
- çare, derman
- baht
- yazgı.
- dep
- (Kastamonu, Sinop ağzı) tekmele
- işret
- İçki içme
- makam
- Devlet kademesinde yüksek ve önemli memuriyet; kat, huzur, mansıp, mevki, post.
- mihnet
- bela, musibet, sıkıntı, üzüntü
- padişah
- Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, sultan
- perde
- görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü
- vade
- işin yapılması veya borcun ödenmesi için tanınan süre, mühlet, mehil
- ışkın
- Bahar aylarında yüksek kayalık yerlerde ve dağlarda yetişen, vitamin değeri yüksek, çiğ veya pişmiş olarak tüketilebilen bir tür ot (Reun ribes).
- hâce
- ağa
- hâk
- toprak.
- âşık
- Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse.
- cefa
- zulüm
- bende
- köle, kul
- pir
- koca, ihtiyar, yaşlı kimse
- dem
- nefes, soluk
- mahşer
- Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)