Şiir
Hikmet-62
Hâlık'ımnı izlermen tün-kün cehân içinde
Tört yanımdın yol indi kevn ü mekân içinde
Törtdin yettiğe yettim tokkuznı güzar ettim
Ondın ikkige keldim çerh-i keyvân içinde
Üçyüzaltmış suv keçtim törtyüzkırktört tağ aştım
Vahdet şarâbın içtim tüştüm meydân içinde
Çunku tüştüm meydânğa meydânnı tolakördüm
Yüzming ârifni sordum barça cevlân içinde
Gevvâs bahrıga kirdim vücûd şehrini kezdim
Dürni sadefde kördüm gevhernî kân içinde
Arş u Kürsi'ni yürdüm Levh u Kalem'ni kördüm
Vücud şehrini kezdim aytdım bu cân içinde
Gânnı kördüm cânânda ışkın kördüm meydânda
Aşıklarnıng meydânı cümle bostân içinde
Erni kördüm ergeştim istedigimni sordum
Barçası sende dedi kaldım hayrân içinde
Hayrân boluban kaldım bî-hûş boluban taldım
Özümni derdge saldım taptım dermân içinde
Seyr ister mi bülbül açılıbdır kızıl gül
Her gülni hali körme gülni gülzar içinde
Miskin Hâce Ahmed cânı hem gevherdir hem kânı
Cümle anıng mekânı ol lâ-mekân içinde
Metindeki kelimelerin anlamları
- kün
- (Düziçi ağzı) gün. Kullanımı oldukça sınırlıdır. 'Ben onu künde görüyöm.'
- ışkın
- Bahar aylarında yüksek kayalık yerlerde ve dağlarda yetişen, vitamin değeri yüksek, çiğ veya pişmiş olarak tüketilebilen bir tür ot (Reun ribes).
- hâce
- ağa
- bostan
- sebze bahçesi
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)