İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Târîh-i Kâh-ı Sürûr-âbâd Pâdişâh-ı ‘Adâlet-Unvân Der Kurb-ı Çamlıca-i Sagîr

Enderunlu Vasıf · Enderunlu Vasıf kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Gülsitânlar zîneti kâşâneler pîrâyesi ‘Âleme sultân-ı mülkün şânı şâh-ı Cem-cenâb Ya’nî Hân Mahmûd-ı ‘Adlî kim der-i ‘ulyâsına Tâc u tahtın ‘arz eder şehler berây-ı intisâb Sürme-dân-ı çeşm-i câna vaz’ eder bî-iştibâh Gitse şâh-ı Isfahâna hâk-i pâyından türâb Çıksa seyrâna rikâbında yürür İsfendiyâr İnse bir câya semendin gezdirir Efrâsiyâb Bir şeh-i tâbende-cândır ki nigîn-i saltanat Gevher-i zâtıyla kesb itdi bu rütbe âb u tâb Dîde-i tâc-ı şehî çeşm-i serîr-i husrevî Görmemiş bu ana dek böyle şeh-i devlet-nisâb Himmet-i şâhânesi makrûn-ı terfih-i ‘ibâd Lutf u şefkat-perveri meşhûr-ı cümle şeyh ü şâb İşte ez-cümle binâ edüp bu kasr-ı hurremi Kalb-i nâsı eyledi leb-rîz-i şevk-i bî-hisâb Bu Sürûr-âbâdı inşâdan murâdı ol şehüñ Zevkını ‘âlem görüp ister ki olsun zevk-yâb Nice olmaz şöhreti âfâka bu kasr-ı latîf Nice seyrinden cihân etmez meserret iktisâb Ben temâşâ kıldıgım anda sürûrumdan dedim Tab’una sad bârekallâh ey şeh-i şevket-me’âb Bulamaz bu resm-i nev-îcâdı ressâm-ı hüner İhtira’-ı tab’-ı pâkündür senün bî-irtiyâb Nevbahâr-ı şevk-i hüsnü sûret-i kasra koyup Zâtuna mahsûs bir kâh eylemişsin intihâb Bir nezâret bir ferah bir neş’e var tarhında kim Ömrü artar artar âdemün seyr ile olur feyz-yâb Cilve-ger âyîne-i câmında envâ’-ı safâ Mürtesim reng-i nukûşında neşât-ı bî-hisâb Bir sipihr-i şâd-mânî sanki bu kasr-i cedîd Zât-ı Şâh anun derûnında misâl-i âfitâb Medh-i evsâfında bu nüzhet-gehüñ ‘âciz kalur Bir yere cem’ olsa yüz bin şâ’ir-i hâzır-cevâb Zîb-i eyvân-ı şehîde Hakk edüp dâ’im seni Taht-ı devletde kıla dil-hâhun üzre kâm-yâb Vâsıfâ bir yaz ki târîhin pesend etsin gören Yapdı zîbâ kasr-i şâhî dâver-i dârâ-cenâb 1226 (1811)

Şiir açıklaması

Enderunlu Vasıf’ın şiiri, başlığında anılan Sürûr-âbâd kasrını ve onu yaptıran hükümdarı över. Şair, hükümdarı adaletli ve kudretli bir sultan olarak sunar; onun şanının dünyaya yayıldığını, saltanatının ise kişiliğinin cevheriyle değer kazandığını söyler. “Gevher-i zâtıyla” ifadesi, hükümdarın kendi özündeki cevherle bu payeye eriştiği düşüncesini vurgular.

Şiirin odağındaki kasır, güzelliği ve insanlarda uyandırdığı sevinçle anlatılır. Şair, kasrı gördüğünde duyduğu mutluluğu dile getirir; yapının benzeri bir beceriyle yeniden ortaya konamayacağını söyler. “Nevbahâr-ı şevk-i hüsnü sûret-i kasra koyup” dizesinde ilkbahar imgesi, yapının canlı ve güzel görünüşünü anlatır. Kasrın seyredilmesinin insana haz ve ferahlık verdiği de öne çıkar; “meserret” sevinç, “temaşa” ise hoşlanarak bakma, seyretme anlamındadır.

Kasır, şiirde adeta aydınlık ve neşeli bir gökyüzüne benzetilir; hükümdar da onun içinde güneş gibi parlayan kişi olarak gösterilir. Bu imgeler, yapının ihtişamını ve hükümdarın övgüye değer konumunu güçlendirir. Şair ayrıca kasrın halkı sevindirmek için yaptırıldığını belirtir; böylece hükümdarın lütuf ve şefkatini de över.

Son bölümde şair, hükümdar için iyi dilekte bulunur ve gördüğü yapıya uygun bir tarih mısrası yazdığını söyler. Şiirin sonunda kasrın yapılış yılı 1226 (1811) olarak verilir. Böylece eser, hem kasra duyulan hayranlığı hem de onu yaptıran hükümdara yöneltilen övgüyü dile getirir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

nezaret
bakma, gözetme, gözetim
saltanat
bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması
hüner
beceri, marifet, kabiliyet
rütbe
Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu, astlık üstlük ilişkilerini düzenleyen basamak; paye
temaşa
Hoşlanarak bakma, seyretme
nevbahar
İlkbahar.
kâh
ara sıra
meserret
Sevinç
nev
çeşit, cins, tür
misal
örnek olarak alınabilen, gösterilen şey, örnek
aciz
gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük
zevk
hoşa gitmek veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
hâk
toprak.
ressam
Resim yapan sanatçı.
gevher
cevher
zat
kişi, şahıs, nefer, nüfus
cilve
hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtma, naz
şevk
İstek, heves,arzu

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)