İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Zavallı Kayıkçı

Mehmet Emin Yurdakul

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
ZAVALLI KAYIKÇI Şu kayıkçı, kötü yerde yakalanmış boraya; O, şu sığın önlerinde, epey vakitten beri Dalgalarla dövüşüyor, gelemiyor ileri. Yazık, yazık, kendisini atamazsa karaya. Bu geceden başlayarak bir ev halkı bunalır; Kuru toprak üzerinde beş altı can aç kalır. Batı yeli, su yüzünü altüst eden bu çılgın, Yılan gibi ıslıklarla ağu gibi esiyor. Koca koca vapurların yollarını kesiyor. O kayığın atıldığı bir yosunlu taşlığın Açığında dalgacıklar büyüyor, Şahlanarak gökyüzünden uçan kuşu kapıyor, Uğrağına ne gelirse dövüyor, Uğuldaya uğuldaya kıyılara çarpıyor. Babacığım, Tufan olsa şu şimdiki fırtına, Sen Nuh gibi gönül bağla, merhametli Tanrı'na. Ancak, sen de biraz daha kuvvetini al ele; İşte, işte, uzak değil; yüz adım yok iskele. Biçarede renk kalmamış, ak pak olmuş bet beniz, Can çekilmiş, kuvvet bitmiş, buz kesilmiş el, ayak. Vah zavallı! kürekleri tutamıyor, atacak. Ah, bütün gün insanları çekip yutan şu deniz Buna dahi ne bir baba, ne de zayıf diyecek; Sefilciği haykırttıra haykırttıra yiyecek! Hain deniz, o büsbütün azgınlaşan canavar, Bu kayığın üstüne de birkaç dalga atıyor; Artık kayık çalkanmıyor, suya doğru batıyor. İçindeki bahtsız insan, o altmışlık ihtiyar Kürekleri bırakarak elinden Kıyılara: «Can kurtarın!» diyer feryat ediyor. Sular onun vücudunu çekerken Boğuk boğuk haykırıyor, dibe doğru gidiyor!... Kanlı mahluk, senin her gün kemirdiğin topraklar İçersinde birçok insan kemiğiyle eti var. Sen mideni bunlar ile doyururken, beslerken Ne çıkacak şuncağızın vücudunu yemekten?... — Ey kardeşler! borç değil mi herkese, Kulak vermek, yardım etmek şu sese?... — Hava çok sert, ağu gibi esiyor; Vapurların yollarını kesiyor!...

Metindeki kelimelerin anlamları

vah
beddua
ağu
zehir
borç
geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey, verecek
mahluk
yaratık
renk
cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
fırtına
rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve deniz kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr ve bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde meydana getirdiği dalgalanma
büsbütün
iyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli, bütün bütün
feryat
Haykırış, çığlık
karaya
Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki
çıkacak
hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma
bunlar
(işaret adılı): bu zamirinin çoğulu
kuvvet
Maddî güç, canlı bir organizmanın faâliyetini sağlayan güç
üzerinde
üstünde

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)