Ünlü söz
“Ben, savaşlarda dahi düşmanın üzerinde bir kin duymam; yalnız askerlik kurallarının uygulanmasını düşünürüm. (1937)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Atatürk bu sözüyle savaşın kişisel bir nefret ya da öfke işi olmadığını, profesyonel bir disiplin alanı olduğunu anlatır. Ona göre savaş, düşmana karşı hislerle değil, kurallara bağlı kalarak yürütülecek bir görevdir. Kin duymamak; askerî hedeflerle sivil yaşamı ayırmayı, insan onurunu savaş koşullarında bile korumayı ve gereksiz yıkımdan kaçınmayı içerir. Bu yaklaşım, askerliği kişisel tutkuların değil aklın ve hukukun yönettiği bir alan olarak görür.
Bu düşünce, Atatürk'ün askerî kariyerindeki genel tavrıyla örtüşür. Savaşın bir zorunluluk olduğu anlarda bile onu vahşete ya da intikama dönüştürmemek, mümkün olan en insani ve düzenli biçimde yürütmek gerektiğini savunur. Düşmanı yok edilecek bir hedef değil, savaşın koşulları içinde karşılaşılan bir taraf olarak görmek, askerî etik açısından önemli bir olgunluktur.
Bugün açısından bu söz, savaş ve çatışma ortamlarında insani sınırların, hukukun ve aklın korunması gerektiğini hatırlatır. Kin ve intikam duyguları kısa vadede enerji verse de uzun vadede daha büyük yıkımlara, kalıcı düşmanlıklara ve hukuk dışı uygulamalara yol açar. Atatürk'ün vurgusu, güç kullanımını kurallarla sınırlayan bir aklın ve disiplinin önemine işaret eder.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bir toplumun eksikliği ne olabilir? Milleti millet yapan, ilerleten ve geliştiren güçler vardır: Düşünce güçleri, içtimâî güçler. Düşünceler, anlamsız, yararsız, akla sığmaz saçmalarla dolu olursa o düşünceler hastalıklıdır. Bir de içtimâî yaşayış, akıldan mantıktan uzak, yararsız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dopdolu olursa yaşama sayılamaz. İlerleyemez, gelişemez, inmeliler gibi olduğu yerde bocalar kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ve saadet getirsin, iyi ve fena olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Efendiler! Bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acıdır. Fakat kendi ırkından büyük tanıdığı ve başlarında taşıdığı insanlardan hayırsızlık, kötülük görmesi ondan daha acıdır. Bu kalp ve vicdanlar için beklenmez bir yaradır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı', hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Akıl ve mantığın halledemeyeceği mesele yoktur.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır; onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler. (Düşmanları için söyledikleri.)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)