Ünlü söz
“Hiçbir tutarlı kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin, inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler, hayatı, akla ve gerçeklere uygun olarak göremez.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu söz, ilerlemenin önündeki en büyük engellerden birinin, akılla ve gerçeklerle sınanmayan geleneklere körü körüne bağlılık olduğunu savunur. Atatürk, gelenek ve inanışların kendiliğinden kötü olduğunu değil; bunları eleştirel bir süzgeçten geçirmeden korumaya çalışan toplumların gelişim imkânını kaybettiğini söyler. "Tutarlı kanıta dayanmayan" ifadesi burada anahtar niteliktedir: Yazarı belli olmayan, akılcı bir gerekçesi bulunmayan alışkanlıklar toplumun zihinsel esnekliğini kısıtlar.
Yaşamı akla ve gerçeklere uygun göremeyen milletler, yeni koşullara uyum sağlamakta zorlanır. Geleneklerin "kayıt ve şartlarını" aşamamak; bilimsel, hukuki, ekonomik ve kültürel alanlarda yeniliklere kapalı kalmak demektir. Bu da bir toplumun hem kendi içinde hem de diğer toplumlar karşısında gerilemesine yol açar.
Söz, geleneğin toptan reddini değil; onun akıl ve deneyimle sürekli gözden geçirilmesini önerir. Bugünün okuruna, değişen dünyada katı alışkanlıkların ve kanıtsız inanışların bir toplumun ilerlemesine nasıl zarar verebileceğini düşündürür. Eleştirel düşüncenin ve kanıta dayalı değerlendirmenin önemini öne çıkarır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Anadolu, en büyük hazinedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir toplumun eksikliği ne olabilir? Milleti millet yapan, ilerleten ve geliştiren güçler vardır: Düşünce güçleri, içtimâî güçler. Düşünceler, anlamsız, yararsız, akla sığmaz saçmalarla dolu olursa o düşünceler hastalıklıdır. Bir de içtimâî yaşayış, akıldan mantıktan uzak, yararsız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dopdolu olursa yaşama sayılamaz. İlerleyemez, gelişemez, inmeliler gibi olduğu yerde bocalar kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bizim münevverler buna çalışmalı. Neden Anadolu'ya gelip uğraşmazlar! Neden milletle doğrudan doğruya temasta bulunmazlar! Memleketi gezmeli, milleti tanımalı. Eksiği nedir, görüp göstermeli. Milleti sevmek böyle olur. Yoksa lafla muhabbet fayda vermez!”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve geniş kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek Türklüğe ve cihana bildirmek bizim için bir borçtur.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bütün dünya bilsin ki benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikri ve içtimai inkılap taraftarlığı. Bu noktada, yeni Türkiye topluluğunda bir ferdi, hariç düşünmek istemiyorum.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)