Ünlü söz
“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu söz, tarihin yalnızca yaşanan olaylardan ibaret olmadığını, o olayların nasıl kaydedildiğinin ve yorumlandığının da en az olayların kendisi kadar önemli olduğunu anlatır. Atatürk'e göre tarihi yazan kişi, tarihi yapan kişiye ve onun eylemlerine sadık kalmalıdır. Aksi takdirde, tarihin özünde değişmeyen hakikat çarpıtılır ve insanlık yanlış bir yöne sürüklenebilir. Burada "yapan" ile "yazan" arasında bir sorumluluk ilişkisi kurulur: Tarihçi ya da kayıt tutan kişi, olayları olduğu gibi aktarmadığında, gelecek kuşaklar gerçeklerden uzaklaşır.
Söz, tarih yazımında öznelliğin ve tahrifatın doğurabileceği tehlikelere işaret eder. "Değişmeyen hakikat" ifadesi, olayların nesnel gerçekliğini; "şaşırtacak bir mahiyet" ise bu gerçekliğin çarpıtılmasının yaratacağı kafa karışıklığını ve toplumsal yanılgıyı vurgular. Bu düşünce, hem ulusal tarihin doğru yazılması gereğine hem de genel olarak tarih bilincinin güvenilir kaynaklara dayanması gerektiğine dair bir uyarıdır.
Bugün de bu söz, tarihin ideolojik amaçlarla eğilip bükülmesine karşı bir ilke olarak okunabilir. Tarihin doğru kaydedilmesi, toplumların kendilerini tanıması ve ortak hafızalarını sağlıklı biçimde kurması açısından hâlâ temel bir koşuldur.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hattâ bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler; Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır, gene gelir, verimli sonuçları kalpleri doldurur. (1937)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ve saadet getirsin, iyi ve fena olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve geniş kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek Türklüğe ve cihana bildirmek bizim için bir borçtur.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Kültür dediğimiz zaman, bir insan topluluğunun devlet hayatında, fikir hayatında, iktisat hayatında yapabilecekleri şeylerin toplamını kastediyoruz ki, medeniyet de bundan başka bir şey değildir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)