Ünlü söz
“Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi için her yayın aracından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli, konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hâle getirmeliyiz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu söz, Cumhuriyet dönemindeki dil politikasının gerekçesini özetler. Atatürk, Türkçenin halkın anlayabileceği biçimde sadeleştirilmesini ve aynı zamanda kavram bakımından zenginleştirilmesini ister. Bu, yalnızca dilbilimsel bir reform değil, toplumsal bir hedeftir: Bilgi ve kültürün dar bir kesimin elinde kalmaması için her yayın aracının kullanılması gerekir. Aydınlara düşen görev ise hangi konuda yazarlarsa yazsınlar açık ve anlaşılır bir dil kullanmak, konuşma dilini de güzel ve uyumlu kılmaktır.
Atatürk için dil, ulusun ortak bilincini oluşturan temel bağlardan biriydi. Arapça ve Farsça etkisindeki ağır yazı diliyle konuşma dili arasındaki uçurum, toplumsal bütünleşmeyi zorlaştırıyordu. Bu yüzden dilde sadeleşme, Cumhuriyet'in kültür ve eğitim atılımının ayrılmaz parçası sayılıyordu. Söz, aydınlara yönelik bir sorumluluk çağrısıdır: Kamuya dönük yazı ve konuşmaların halkla bağ kurabilmesi için sade fakat incelikli bir dil şarttır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Anadolu, en büyük hazinedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir toplumun eksikliği ne olabilir? Milleti millet yapan, ilerleten ve geliştiren güçler vardır: Düşünce güçleri, içtimâî güçler. Düşünceler, anlamsız, yararsız, akla sığmaz saçmalarla dolu olursa o düşünceler hastalıklıdır. Bir de içtimâî yaşayış, akıldan mantıktan uzak, yararsız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dopdolu olursa yaşama sayılamaz. İlerleyemez, gelişemez, inmeliler gibi olduğu yerde bocalar kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bizim münevverler buna çalışmalı. Neden Anadolu'ya gelip uğraşmazlar! Neden milletle doğrudan doğruya temasta bulunmazlar! Memleketi gezmeli, milleti tanımalı. Eksiği nedir, görüp göstermeli. Milleti sevmek böyle olur. Yoksa lafla muhabbet fayda vermez!”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve geniş kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek Türklüğe ve cihana bildirmek bizim için bir borçtur.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bütün dünya bilsin ki benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikri ve içtimai inkılap taraftarlığı. Bu noktada, yeni Türkiye topluluğunda bir ferdi, hariç düşünmek istemiyorum.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)