Ünlü söz
“Türk Tarih ve Dil kurumlarının, Türk millî varlığını aydınlatan çok kıymetli ve önemli birer ilim kurumu mahiyetini aldığını görmek hepimizi sevindirici bir hadisedir. Tarih Kurumu, yaptığı kongre, kurduğu sergi, yurt içindeki kazılar ve ortaya çıkardığı eserlerle şimdiden bütün ilim dünyasına kültürel vazifesini yerine getirmeye başlamış bulunuyor.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu söz, Atatürk'ün tarih ve dil çalışmalarına verdiği kurumsal önemi ve bu alanlardan beklediği bilimsel işlevi gösterir. Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu'nu, milletin varlığını aydınlatan birer ilim kurumu olarak değerlendirir. Buradaki "millî varlık" ifadesi, yalnızca siyasi bir varlığı değil; dil, tarih, kültür ve bellek aracılığıyla süreklilik kazanan ortak kimliği kasteder. Tarih Kurumu'nun kongre, sergi ve kazı faaliyetlerine yapılan atıf, bilginin kapalı kapılar ardında değil; uluslararası görünürlüğü olan, somut üretimlerle kanıtlanan bir süreç olduğunu vurgular. Bu yaklaşım, tarih ve dil araştırmalarını siyasi propagandanın değil, bilimsel yöntemin konusu hâline getirme çabasıyla ilişkilidir. Atatürk, bu iki kurumun yalnızca geçmişe dönük bir bilgi toplama değil, aynı zamanda çağdaş dünyaya kültürel bir katkı sunma misyonu taşıdığını düşünür. Söz, cumhuriyetin kültür politikasında bilimsel araştırmaya ve kurumsallaşmaya verilen değeri ortaya koyar.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Kültür sınavımızı, yeni ve modern esaslara göre, teşkilatlandırmaya durmadan devam ediyoruz. Türk Tarih ve Dil çalışmaları büyük inanla beklenilen ışıklı verimlerini şimdiden göstermektedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı', hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Akıl ve mantığın halledemeyeceği mesele yoktur.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakikî yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“İnkılabın temellerini her gün derinleştirmek, desteklemek lazımdır. Birbirimizi aldatmayalım, medenî dünya çok ileridedir. Buna yetişmek, o medeniyet dairesine dâhil olmak mecburiyetindeyiz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müsbet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler uygulamaya geçtiği vakit, Türk milleti yükselecektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)