Ünlü söz
“Türkiye Cumhuriyeti anlayışınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Atatürk bu sözünde kadının toplumsal konumunu, yeni kurulan cumhuriyetin temel değerleriyle ilişkilendirir. Kadını "en muhterem mevkide" ve "her şeyin üstünde" tanımlayarak, onun yalnızca aile içinde değil; toplumsal, hukuki ve kamusal hayatta da saygın ve eşit bir varlık olarak görülmesi gerektiğini ifade eder. Türk tarihine yapılan atıf, bu anlayışın geçmişten gelen bir kökü olduğu fikrini güçlendirir; ancak asıl vurgu, bu tarihsel mirasın Cumhuriyet döneminde bilinçli bir devlet politikası ve toplumsal ilkeye dönüştürülmesidir. "Yüksek ve şerefli bir mevcudiyet" ifadesi, kadını bir hak öznesi olarak yüceltirken, ona dönük korumacı ya da ikincilleştirici söylemden ayrılır. Bu yaklaşım, kadınlara seçme ve seçilme hakkı, eğitim ve çalışma hayatına katılım gibi reformların düşünsel zeminini oluşturur. Söz, günümüzde de kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmalarında tarihsel bir referans niteliği taşır; kadının onurunu ve varlığını merkeze alan bir toplum anlayışının, çağdaşlaşmanın ölçütü olduğunu hatırlatır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Anadolu, en büyük hazinedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir toplumun eksikliği ne olabilir? Milleti millet yapan, ilerleten ve geliştiren güçler vardır: Düşünce güçleri, içtimâî güçler. Düşünceler, anlamsız, yararsız, akla sığmaz saçmalarla dolu olursa o düşünceler hastalıklıdır. Bir de içtimâî yaşayış, akıldan mantıktan uzak, yararsız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dopdolu olursa yaşama sayılamaz. İlerleyemez, gelişemez, inmeliler gibi olduğu yerde bocalar kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bizim münevverler buna çalışmalı. Neden Anadolu'ya gelip uğraşmazlar! Neden milletle doğrudan doğruya temasta bulunmazlar! Memleketi gezmeli, milleti tanımalı. Eksiği nedir, görüp göstermeli. Milleti sevmek böyle olur. Yoksa lafla muhabbet fayda vermez!”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve geniş kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek Türklüğe ve cihana bildirmek bizim için bir borçtur.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bütün dünya bilsin ki benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikri ve içtimai inkılap taraftarlığı. Bu noktada, yeni Türkiye topluluğunda bir ferdi, hariç düşünmek istemiyorum.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)