Ünlü söz
“Yorgun göz nerede huzur bulabilir / Büyüklere bakarken; / Ne suçlu ihtişamın parladığı, / Ne de aşağılık devletin olduğu yerde? / Evet — biri — ilki — sonuncusu — en iyisi — / Batı'nın Cincinnatus'u, / Kıskançlığın nefret etmeye cesaret edemediği, / Washington adını miras bıraktı / İnsana utandırmak için: yalnızca bir tane vardı!”
— Lord Byron (1788 – 1824)
İngilizce aslı
Where may the wearied eye repose When gazing on the Great; Where neither guilty glory glows, Nor despicable state? Yes — one — the first — the last — the best — The Cincinnatus of the West, Whom envy dared not hate, Bequeath'd the name of Washington, To make man blush there was but one!
Ne anlatıyor?
Byron bu dizelerde, dünyanın "büyük" diye yücelttiği kişilere bakarken insanın gözünün nereye sığınabileceğini soruyor. Çünkü ona göre tarihteki çoğu ünlü, ya suçlu bir parıltıyla (zulüm ve fetihle kazanılmış şan) ya da aşağılık bir makamla (değersiz bir konumla) kirlenmiştir. Tek istisna olarak George Washington'ı gösterir. Washington'ı, Roma Cumhuriyeti'nin efsanevi kahramanı Cincinnatus'a benzetir; Cincinnatus gibi o da büyük bir güç kazandıktan sonra onu elinin tersiyle itmiş, kendi çiftliğine çekilmiştir. Dizenin sonundaki "bir tane vardı" vurgusu, Washington'ın benzersizliğini öne çıkarır: dünya tarihinde erdemi ve fedakârlığıyla bu kadar açık biçimde öne çıkan tek figürdür ve bu yüzden insanlık, onun gibi ancak bir kişinin var olabildiğini düşünüp utanmalıdır.
Sözün genel çerçevesi, Byron'ın Napolyon hakkındaki hayal kırıklığı ve öfkesiyle ilişkilidir. Şair, Napolyon'u bir zamanlar özgürlüğün savunucusu olarak görmüşken onun bir tiran hâline gelmesinden derin bir düş kırıklığı duyar. Bu nedenle "suçlu ihtişam" ve "aşağılık devlet" ifadeleri, fetihler üzerine kurulu sahte büyüklüğe yönelik bir eleştiridir. Washington ise bunun tam karşısında yer alır: gücü elinde tutmayı değil, bırakmayı bilen bir liderdir. Dolayısıyla bu söz, yalnızca ABD'ye övgü değil, her tür zorbalığa ve gösterişçi büyüklüğe karşı erdemli alçakgönüllülüğün yüceltilmesidir.
Bugünün okuru için de söz, iktidar ve şöhret karşısında değerlendirme ölçütlerini sorgulatır: Birini "büyük" yapan şey kazandığı savaşlar, unvanlar ve alkışlar mıdır, yoksa sahip olduğu gücü doğru kullanışı ve gerektiğinde bırakabilmesi midir? Byron'ın Washington'ı "Batı'nın Cincinnatus'u" olarak anması, gücün ahlaki kullanımını tarih boyunca en değerli meziyet olarak konumlandırır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu dizeler, Lord Byron'ın 1814'te yayımlanan 'Ode to Napoleon Bonaparte' adlı şiirinin 29. kıtasından alınmıştır. Şiir, Napolyon'un tahttan çekilip Elba Adası'na sürgüne gönderilmesinin ardından yazılmıştır. Byron, Napolyon'u bir zamanlar özgürlük ve halk egemenliği ideallerinin savunucusu olarak görmüş; ancak onun kendisini imparator ilan ederek tiranlaşması şairi hayal kırıklığına uğratmıştır. Şiir boyunca Napolyon'u hem eleştirir hem de onun trajik çöküşü üzerine düşünür. Karşısına George Washington'ı koyarak, gücü elinde tutmayan, makamını ve hırsını reddeden erdemli lider örneğini yüceltir.
Kaynak
- Eser: Ode to Napoleon Bonaparte (1814)
- Künye: Ode to Napoleon Bonaparte, st. 29 (1814).
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Lord_Byron
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bak işte! Katliamının ve fetihlerinin bittiği yerde! Bir ıssızlık yaratıyor ve ona — barış diyor!”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Böyle olagelmiştir — öyle olacak — güneşin altında Çoklar yine de bir kişi için çalışacak!”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Nerede o, büyük ya da küçük, bilge ya da çılgın her şeyin şampiyonu ve çocuğu; oyunu imparatorluklar, ortaya koyduğu bahis tahtlar olan; masası yeryüzü, zarları insan kemikleri olan?”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Oyunu imparatorluklardı, ortaya koydukları tahtlardı; masası dünyaydı, zarları ise insan kemikleri.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Koyu mavi denizin neşeli suları üzerinde, Düşüncelerimiz sınırsız, ruhlarımız özgür, Meltemin taşıyabildiği, dalgaların köpürdüğü yere dek İmparatorluğumuzu tarayın, yurdumuzu görün! Bunlar bizim ülkelerimiz, egemenliklerine sınır yok,— Bayrağımız asa, karşılaşan herkes itaat eder.”
— Lord Byron (1788 – 1824)
“Ve kılıçla vurulmamış putperestin gücü, Rab'bin bakışı karşısında kar gibi eridi!”
— Lord Byron (1788 – 1824)