Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- sym-diğerbirlikte (Yun. önek)
- syn-diğerbirlikte (Yun. önek)
- sâisimşap
- sâbiisim(Sivas ağzı) Küçük çocuk
- sâhireisimkadın büyücü
- sâlissıfatüçüncü
- sârisıfatBaşkasına geçen.
- sârihsıfatAçık, kolay anlaşılır, belli belirgin.
- sârikisimÇalan, hırsızlık yapan. Hırsız.
- sâtisimyüksek olmak. kesmek, kat'etmek
- söbesıfatoval
- söbelekisim(Burdur ağzı) Söbelek, herhangi bir nesnenin bir yüzeyinden dışarı doğru oluşan çıkıntıdır.
- södelemekfiilDerlenip toparlanmak
- sökelsıfatSakat (kimse)
- sökmeisimSökmek işi
- sökmekfiilbir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak
- söktürmeisimSöktürmek işi.
- söktürmekfiilSökmek işini yaptırmak
- sökü otuisimBaklagillerden, kumlu topraklarda yetişen bir bitki (Ornithopus)
- söküksıfatSökülmüş
- sökük dikmekfiilSökülmüş olan bir şeyi onarmak
- sökükçüisimSökük dikip yama yapan (kimse)
- sökülmeisimSökülmek işi
- sökülmekfiilsökme işine konu olmak
- sökülüşisimSökülmek işi veya biçimi
- sökümisimSökme işi.
- sökünisim"Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek" anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer.
- söküntüisimSökülen şeyin parçası
- söküp atmakfiilGözden çıkarmak, kıymak, feda etmek
- söküşisimSökmek işi veya biçimi