Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- yerde kalmakfiilSaygı görmemek, yüzüne bakılmamak
- yerdegezenisimyılan
- yerdekiisimkoltuk altında çıkan şişkinlik, hıyarcık
- yerdeki yüze basılmazatasözüAlçakgönüllü olanları kimse hor görmez, tepelemez. Herkes onları korur.
- yerden alıp gökte yemekifadeHerkese tepeden bakmak.
- yerden bitmesıfatKısa boylu.
- yerden havayasıfatYerden havaya; karadan havaya.
- yerden selâmisimEl, yerlere kadar uzatılarak verilen selâm
- yerden temennaisimYerden selam
- yerden yapmasıfatYerden bitme
- yerden yeresıfatYerden yere; karadan karaya.
- yerden yere vurmakfiilBirine türlü yönlerden saldırarak onu çok aşağılayıcı bir duruma düşürmek
- yerden yere çalmakfiilçok hırpalamak
- yerden yığmaifadeŞişman kişi anlamındaki deyim
- yerdeğişimisimBir özdeğin, konumunu belirleyen sayıların değişimi ile yeni bir konuma geçişi.
- yerdeşisimmemleketli
- yerdiğin oğlan yer tutaratasözüBugün beğenmediğiniz, kendisinde yetenek bulmadığınız çocuğun, zamanla bilgisi, görgüsü artar; toplumda önemli bir yeri olur.
- yere bakmakfiil(ihtiyarlar için) ölümü yakın olmak
- yere baktırmakfiilUtandırmak, mahcup etmek
- yere batmakfiilYok olmak
- yere doğrulumisimyere yönelim
- yere geçmekfiilÇok utanmak
- yere göğe koymamakifadeNasıl ağırlayacağını, nasıl memnun edeceğini bilmemek, çok önem vermek
- yere sağlam basmakfiilTitiz ve dikkatli davranmak
- yere sermekifadegüçlü kuvvetli olmak
- yere takınmakfiilYüze verilen biçimle bir duyguyu belirtmek
- yere vurmakfiilKötü bir duruma sokmak
- yere yönelimisimBitkilerde kök ve sapların, yer çekimi etkisi ile belli bir doğrultu almaları özelliği, jeotropizma
- yere çalmakifadeYere atmak, yere fırlatmak
- yeregeçenisimHavuç.