Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- yerelsıfatgözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan
- yerel alan bilgisayar ağıisimEv, işyeri gibi küçük fiziksel alanlarda kurulan bilgisayar ağı.
- yerel ağisimyerel alan ağı
- yerel ağızisimağız
- yerel basınisimYerel olarak belirli bölge, il, ilçe, kasaba ve köylerde çıkarılan gazete, dergi gibi yazılı basın organları ile yerel bazda yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarına verilen genel isim.
- yerel değişkenisimBir programın belirli bir işlevi ya da kapsamı içinde kullanılabilen değişken.
- yerel radyoisimBelli bir bölgeye yayın yapan alçak frekanslı radyo istasyonu
- yerel saatisimGüneşin 0 Meridyen noktasından geçmekte olduğu anda ayarlanan saat
- yerel yayınisimYerel radyo
- yerel yönetimisimIl, belediye veya köy halkının buradaki ortak yerel ihtiyaçlarını karşılayan ve genel karar organları buradaki halk tarafından seçilen kamu tüzel kişisi, mahallî idare
- yerelleşmeisimYerelleşmek işi, yöreselleşme, mahallîleşme
- yerelleşmekfiilYerel bir özellik kazanmak, yöreselleşmek, mahallîleşmek
- yerelleştirmeisimYerelleştirmek işi
- yerelleştirmekfiilYerel duruma getirmek
- yerelmaisim(Rize ağzı) Patates
- yerelmasıisimPatates
- yereyisimarazi
- yereybilimisimYeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim.
- yereşeğiisimMakaslı böcek.
- yergazıisimBaşlıca bileşeni metan olan hidrokarbon gazlarından oluşmuş, çoğunlukla yeryağı yatakları çevresinde ve bataklıklarda yeryüzüne çıkan gaz.
- yergiisimBir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi veya bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, taşlama, hicviye, hiciv, satir
- yergicisıfatyerme huyu olan, yerme özelliği olan
- yergicilikisimYergici olma durumu
- yeri gelmekfiilSırası gelmek, zamanı uygun olmak
- yeri göğü ben yarattım demekfiilÇok gururlu olmak
- yeri göğü birbirine katmakfiilAşırı telâş yaratmak
- yeri göğü inletmekfiilYüksek sesle ve olanca güçle bağırmak
- yeri göğü tutmakfiilHer tarafı ele geçirmek denetim altında bulundurmak
- yeri göğü tırmalamakfiilÇok sancı, acı çekmek
- yeri olmakfiilUygun olmak