Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- öksürük tıksırıkisimSık sık öksürme
- öksürük şurubuisimÖksürüğü yatıştırmak için kullanılan şurup.
- öksürüklüsıfatöksürüğü olan, sürekli öksüren
- öksürüklü tıksırıklısıfatSağlıksız, sağlığı bozuk
- öksürüp tıksırmakifadeÖksürmek.
- öksürüşisimÖksürmek eylemi ya da biçimi.
- öksüzisimanası veya hem anası hem babası ölmüş olan, yetim çocuk
- öksüz anasıisimyoksul ve kimsesiz olanları gözeten kadın
- öksüz babasıifadeÖksüz ve yoksulları koruyan adam
- öksüz hırsızlığa çıkarsa ay ilk akşamdan doğaratasözü"Talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar." anlamında bir söz.
- öksüz kalmakfiilAnası veya hem anası hem babası ölmüş olmak
- öksüz kemereisimAmbar ağızları ve güverteler üzerine açılmış kaportalar dolayısı ile alabandadan alabandaya kadar uzamayan ve bir uçları ambar veya kaporta hizasında kesilen kemereler, yarım veya kısa kemere
- öksüz kuzu öveç olmazatasözü"Kimsesiz, koruyucusuz kimse ilerleyemez." anlamında bir söz.
- öksüz neden güler? Yanılır da güleratasözüİşleri ters giden kimsesiz kişinin yüzü gülmez. Yüzünü güldürecek bir durum belirse, biraz sonra anlaşılır ki yanlışlık olmuştur, böyle bir durum ortaya çıkmayacaktır.
- öksüz oynaşa çıkmış, ay akşamdan doğmuşatasözü"Talihsiz kimse bir şeyden yararlanmaya kalkışsa karşısına akla gelmedik engeller çıkar." anlamında bir söz.
- öksüz oğlan göbeğini kendi keseratasözüArkalayanı, koruyanı, yardım edeni bulunmayan kişi, işini kendi başına görmek zorundakalır.
- öksüz çocuk göbeğini kendisi keseratasözü"Bir koruyanı,kollayanı olmayan kimseler her işlerini kendileri yapmak zorundadır" anlamında bir söz.
- öksüzdoyuransıfatÇok büyük bardak, çanak ve bunların içindeki yiyecek ve içecek
- öksüze acıyan çok ama ekmek veren yokatasözüİnsanlar yardıma muhtaç birine acır fakat yardım etmeye gelince kıllarını kıpırdatmazlar.
- öksüzlükisimÖksüz olma durumu
- öksüzsevindirensıfatDeğeri az, cicili bicili şeyler için söylenir
- öksüzün karnına vurmuşlar arkam! demişatasözüBir kimsenin haksızlığa uğramaması için arkası, koruyucusu bulunmalıdır.
- ökçeisimayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk
- ökçe çeneisimBoru anahtarının kola bağlı olan setleri dışa dönük, hareketsiz çenesi
- ökçeciisimAyakkabılar için ökçe yapan veya satan kimse
- ökçelisıfatÖkçesi olan veya ökçesi yüksek olan; topuklu.
- ökçesizsıfatÖkçesi olmayan (ayakkabı)
- ökçeçeneisimBoru anahtarının kola bağlı olan, setleri dışa dönük, hareketsiz çenesi.
- ökümenisimYeryüzünde insanlar tarafından yerleşilmiş veya yerleşilmeye müsait, insan yaşamının devam edebileceği alanlar.
- öküzisimÇift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır.