Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- duraksızzarf(otobüs için) Mola vermeden, duraklarda durmadan
- duralamaisimduralamak işi
- duralamakfiilduraklamak
- duralayışisimDuralamak işi veya biçimi
- duralitisimAğaç liflerinin, yüksek basınç ve ısı altında preslenmesi sonucu elde edilen lif levha
- durallıkisimDural olma durumu
- durağanlaşmaisimDurağanlaşmak işi veya durumu
- durağanlaşmakfiilDurağan duruma gelmek.
- durağanlıkisimDurağan olma durumu
- durdurmaisimdurdurmak eyleminin mastarı
- durdurmakfiildurmasını sağlamak
- durdurtmaisimDurdurtmak işi
- durdurtmakfiilDurmasınısağlamak, durmasına yol açmak
- durdurulmaisimdurdurulmak işi
- durdurulmakfiildurdurmak işi yapılmak
- durduruşisimDurdurmak işi veya biçimi
- durguisimolmakta olan bir şeyin birdenbire durarak kesilmesi, sekte
- durgunlaşmaisimDurgunlaşmak durumu
- durgunlaşmakfiildurgun duruma gelmek, sakinleşmek
- durgunlaştırmakfiilDurgun duruma getirmek
- durgunlukisimdurgun olma durumu
- durianisimDurian ağacının meyvesi.
- durmaisimdurmak işi, vakfe
- durmadanzarfara vermeden, kesintisiz, sürekli
- durmakfiilhareketsiz durumda olmak
- duruklukisimDuruk olma durumu
- durulamaisimDurulamak işi
- durulamakfiilYıkanmış şeyleri duru sudan geçirmek
- durulanmaisimDurulanmak işi
- durulanmakfiil(yıkanmışşeyler) duru sudan geçirilmek