Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- izahnâmeisimAçıklama yazısı.
- izaleişüyuisimVerilmiş bir hükmü ortadan kaldırma
- izamikisimBağıl olma durumu, bağıntılı olma durumu, görelik, görecelik
- izansızlıkisimAnlayışsızlık, düşüncesizlik
- izazüikramisimSaygı gösterme ve ağırlama
- izbandutisimİri yarı korkutucu adam
- izbelikisimİzbe yer
- izbiroisimÇeşitli yükleri yukarı çekmek için halattan yapılmış sapan
- izcilikisimizci olma durumu veya izcinin yaptığı iş
- izdihamisimAşırı kalabalık.
- izgeisimçeşitlilik.
- izikisimten
- izinisimbir şey yapmak için alınan veya verilen hürriyet, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet
- izinnameisimBırakma veya çıkarma kâğıdı
- izinsizlikisimİzinsiz olma durumu
- izlekisimBir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim.
- izlemisimizlemek işi, izleme, takip
- izlemeisimizlemek işi; takip.
- izlemekfiilbelirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek
- izlenceisimprogram.
- izlenebilirlikisimBir ölçüm sonucunun veya ölçüm standardının değerinin belirli referanslarla, genellikle ulusal veya uluslararası standartlarla, tamamının ölçüm belirsizliği belirlenmiş olan kesintisiz bir ölçüm zinciri ile ilişkilendirilmesi özelliğidir.
- izlenimisimbir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj
- izlenimcilikisimDoğayı, gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimin ölçüsüne göre anlatan; doğrudan doğruya gerçeği, nesneyi değil de, onun sanatçıda uyandırdığı duyumları veren sanat akımı, empresyonizm
- izlenişisimIzlenmek işi veya biçimi
- izlenmeisimİzlenmek işi.
- izlenmekfiilizlemek işi yapılmak, takip edilmek
- izlentiisim(Antalya ağzı)-(Kaş) keçiyolu, patika
- izletilmeisimIzletilmek işi
- izletmeisimIzletmek işi
- izletmekfiilIzlemek işini yaptırmak