Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- izlettirmekfiilizlettirme işini yapmak
- izlevisimişlev
- izleyiciisimİzleme işini yapan kişi; seyirci.
- izleyicilikisimİzleyici olma durumu
- izleyişisimIzlemek işi veya biçimi
- izmaritisimİzmaritgillerden, pullu ve kılçıklı bir tür küçük balık, (Maena smaris).
- izobarisimEş basınç
- izogamiisimŞekil ve büyüklük bakımından aynı olan gametlerin oluşturduğu eşeyli üreme biçimi
- izohipsisimEş yükselti
- izolasyonisim(L ince okunur) yalıtım
- izolâtorisimYalıtkan
- izolösinisimProteinlerin yapısında bulunan 20 temel aminoasitlerden biri.
- izomeriisimCisimlerin niteliği
- izomerleşmeisimBir maddenin bunun izomeri olan başka bir maddeye doğrudan doğruya veya kimyasal bir etkiyle geçme
- izometriisimEşölçüm
- izomorfisimEş biçim
- izomorfizmisimEş biçimlilik
- izoprenisimterpenlerin, karotenoitlerin, doğal kauçuğun yapı birimini teşkil eden, koenzim Q, klorofil, A ve K vitamininin yapısına giren beş karbonlu kimyasal birimler
- izoprenoitisimizopren birimlerinden oluşan büyük ve çeşitli organik bileşikler. Karotenoitler, terpenler, tabiî kauçuk gibi
- izotonikisimBiri diğerine eşit basınç ya da tonisisiteye sahip olma.
- izovolümetrikisimHacim değişikliği olmayan, hacmi aynı, eşit hacimde.
- izzetinefisisimonur, öz saygı
- izçekerisimGörüntü çeken aygıt, alıcı.
- izçözerisimÇekilmiş izlekleri oynatmak için kullanılan aygıt.
- iâşeisimbesleme, yedirip içirip geçindirme
- içavluisimcamilerde son cemaat yeri ile onun önüne getirilen (U) biçimindeki revaklı geçidin çevrelediği, ortasında şadırvan bulunan avlu
- içecekisimiçilen her şey, meşrubat
- içerideisimİçeriye girmiş olan
- içerisiisimKapalı, sınırlı bir yerin içinde kalan kısmı
- içerlemeisimIçerlemek işi