Standart Türkçe
Yazı ve konuşma dilinde ortak olarak kullanılan, herkesçe bilinen temel söz varlığı.
39.369 madde
- kazanmakfiilçıkmak, isabet etmek
- kazanılmaisimKazanılmak işi
- kazanılmakfiilKazanma işi yapılmak: 'Taş atıp kolunuz yorulmadan üstüne konduğunuz paranın nasıl kazanıldığını bir yazarsak görürsünüz. -H. E. Adıvar.'
- kazanımisimkazanmak işi
- kazanışisimkazanma işi
- kazaraisimbilmeyerek
- kazaratarisimekskavatör.
- kazaskaisimKaynağı Kafkasya olan ve hızlı oynanan bir halk dansı
- kazaskerisimİlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi.
- kazaskerlikisimKazaskerin yaptığı iş
- kazasızzarfKazaya uğramadan yapılan
- kazazisimHam ipeği iplik ve ibrişim durumuna getiren kimse
- kazazedeisimkazaya uğramış, kaza geçirmiş olan (kimse)
- kazağıisimkazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
- kazbokuisimYeşile çalan kirli sarı.
- kazdırmaisimKazdırmak işi.
- kazdırmakfiilKazmak işini yaptırmak
- kazdırtmaisimKazdırtmak işi.
- kazeinisimsütte bulunan protein maddesi
- kazeolizisimMikroorganizmaların ve ya peynir mayasının (prezür) enzim etkisiyle kazeinin hidrolize uğraması.
- kazeviisimSaz veya kamıştan örülmüş büyük sepet, zembil
- kazgıçisimTandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç
- kazkanadıisimGüreşte hasmının başını koltuk altına alarak hasmı arkadan, yandan sararak, elleri koltukları altından geçirdikten sonra sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
- kazmacıisimKömür ocaklarında kazma ile kömür çıkaran işçi.
- kazmakfiilherhangi bir araçla toprağı açmak veya oymak
- kazmaçisimekskavatör.
- kazolitisimHidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat
- kazsılarisimkuşlar sınıfının, ördekler, kazlar ve kuğuları kapsayan takımı
- kazumaisimPiyantuda vardola ile taban ve fiyapayı birbirine tutturan dikişin adı
- kazıisimBir yeri kazma işi; hafriyat.