Sözlük / Kategoriler / Terimler
Tarım ve Hayvancılık
Tarım, ormancılık ve hayvancılık terimleri.
239 madde
- açık ağılisimkoyunların ve keçilerin barındırıldıkları üstü açık, etrafı taş duvar veya çitlerle çevrili basit barınak
- ağaçisimMeyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
- ağılisimevcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç
- bahçeisiminsanların tabiat ve temel ihtiyaçlarının karşılandığı alan
- bahçecilikisimbahçecinin yaptığı iş
- balisimBal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde.
- bal arısıisimzar kanatlılardan, bal yapan eklem bacaklı türü (Apis mellifica)
- bal mumuisimarıların peteklerini yapmak için karın halkaları arasından salgıladıkları yumuşak ve sarımsı madde
- bal peteğiisimarıların içine bal doldurduğu bal mumu levha, arı dalağı
- balyaisimÇember ve demir tellerle bağlanmış ticaret eşyası
- bandırmakfiilbanmak
- barkisimotel
- basmaisimbasmak işi
- basmakfiilVücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak.
- bayatsıfattaze olmayan.
- bağisimBir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne; bent, rabıt, rabıta.
- bağcılıkisimbağcının yaptığı iş, bağ yetiştirme ve ürününü alma işi
- başlıkisimGenellikle başı korumak için giyilen şapka; dolambaç, serpuş.
- beyaz balisimarı sütü
- bostanisimsebze bahçesi
- bostan gölgeliğiisimBağ ve bahçelerde gölgelenmek veya yağmurdan korunmak için yapılan, üstü örtülü, basit gölgelik.
- bostan korkuluğuisimKuşları ürkütüp yaklaştırmamak için bahçeye, bağa veya tarlaya dikilen kukla; korkuluk.
- boyundurukisimÇift süren veya kağnıya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için iki ucu hayvanların boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan ağaç parçası
- bozmakfiilBir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek.
- boşsıfatiçinde üstünde hiç kişi veya hiçbir şey bulunmayan.
- boş kalmakifadeBir yerde kimsenin oturmadığı yer durumunda bulunmak.
- bukağıisimAğır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
- burmakfiilBir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek.
- böcekhaneisimböceklik.
- böceklikisimİpek böceği yetiştirilen yer; böcekhane, kozahane.