İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Bir Vakte Erdi ki Bizim Günümüz

Ruhsati · Ruhsati kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
—2— Bir vakta erdi ki bizim günümüz Yiğit belli değil mert belli değil Her kes yarasına derman arıyor Deva belli değil dert belii değil Fark eyledik âhır vaktın yettiğin Merhamet çekilip göğe gittiğin Gücü yeten soyar gücü yettiğin Papak belli değil Kürt belli değil Adâlet kalmadı hep zulüm doldu Geçti şu baharın gülleri soldu Dünyanın gidişi acayip oldu Koyun belli değil kurt belli değil Başım ayık değil kederden yastan Ah ettikçe duman çıkıyor festen Harâbe yüz tuttu bezm-i gülüstan Yayla belli değil yurt belli değil Çarh bozulmuş dünya ıslah olmuyor Ehl-i fukaranın yüzü gülmüyor RUHSATÎ de dediğini bilmeyor Yazı belli değil hat belli değil

Şiir açıklaması

Şiirde anlatıcı, yaşadığı dönemin adaletsizlik ve düzensizlikle dolduğunu dile getirir. İnsanlar yaralarına “deva”, yani çare arar; fakat dertlerine uygun çözüm bulamaz. Merhametin çekildiği ve zulmün, yani güçlülerin başkalarına verdiği eziyetin arttığı bir dünya tasvir edilir.

Gücü yetenin başkasını soyduğu, koyunla kurdun birbirinden seçilemediği imgeleri, doğruyla yanlışın ve mazlumla zalimin ayırt edilmesinin zorlaştığını düşündürür. Bahar güllerinin solması ve gül bahçesinin harap olması da güzelliğin ve umudun yitirilmesini anlatır. Papak, bir tür şapkadır; “Papak belli değil, Kürt belli değil” dizesi ise kargaşa içinde ayırt edici işaretlerin bile belirsizleştiğini vurgular. Son dizelerde Ruhsatî, yazının ve çizginin seçilemediğini söyleyerek yönünü yitirmiş bir dünyayı anlatır. Şiirin ana düşüncesi, adalet ve merhamet eksikliğinin toplumsal düzeni bozduğudur.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

deva
çare, derman
gücü
bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı
kes
Genellikle yakmak için kullanılan iri saman.
papak
(Erzurum, Kars, Iğdır ağzı) Bir tür şapka.
hat
çizgi
zulüm
güçlü kişinin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa, perseküsyon
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
merhamet
Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.
dert
üzüntü
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)