İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Ey Musavvir Yâr Timsâline Sûret Vermedün

Fuzûlî

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Ey musavvir yâr timsâline sûret vermedün Zülf ü ruh çekdün velî tâb u terâvet vermedün Işk sevdâsından ey nâsih meni men' eyledün Yoh imiş aklın mana yahşi nasîhat vermedün Dün ki fursat düşdü hâk-i dergehünden kâm alam N'oldu ey göz yaşı göz açmağa fursat vermedün Göz yumup âlemde isterdüm açam ruhsâruna Cânum aldun göz yumup açınca möhlet vermedün Bu mıdur rahmün ki hâlün eyler iken kasd-i cân Çıhdı hattun kim anı men'e de ruhsât vermedün Verme hüsn ehline yâ Rab kudret-i resm-i cefâ Çün vefâ çekmekde ışk ehline tâkat vermedün Ey Fuzûlî öldün efgân etmedün rahmet sana Rahm kıldun halka efgânunla zahmet vermedün

Şiir açıklaması

Şiir, sevgiliye yöneltilen sitemli bir sesleniştir. Şair, sevgilinin suretini çizen kişiye seslenerek onun saçını ve yüzünü çizdiğini, fakat görüntüye canlılık ve güzellik katamadığını söyler. Böylece sevgilinin güzelliğinin bir resme sığmayacağını düşündürür. “Yâr” sevgili demektir; şiirde sevgili hem hayranlık uyandıran hem de âşığı inciten kişidir.

Şair, aşk tutkusundan vazgeçmesini öğütleyen nasihate karşı çıkar. Buradaki “men’”, yasaklama ya da izin vermeme anlamındadır; anlatıcı, öğüdün kendisine iyi gelmediğini ve akıl yönünden yetersiz kaldığını söyler. Sevgilinin kapısının toprağından dileğine kavuşmayı umduğu sırada gözyaşının göz açmasına fırsat vermemesi, özlemin ve ağlamanın yoğunluğunu gösterir. “Hâk” topraktır.

Gözleri kapatıp sevgilinin yüzünü hayal etme isteği de bir başka çaresizlik imgesidir: Şair, gözlerini açıp kapadığı anda canının alındığını ve kendisine zaman tanınmadığını anlatır. Sevgilinin yüzündeki yeni beliren çizgiyi, canına yönelmiş bir saldırıyı durdurmaya izin vermeyen bir unsur gibi dile getirir. Bu ifadeler, kavuşamamanın yarattığı acıyı abartılı ve etkileyici bir dille aktarır.

Son bölümde şair, Tanrı’ya güzellik sahiplerine zulüm etme gücü verilmemesi için seslenir; çünkü aşk ehlinin buna dayanacak gücü yoktur. “Cefa” zulüm, “takat” güç, “ruhsat” izin demektir. Son beyitte Fuzûlî, feryat etmeden öldüğünü söyleyerek halka feryadıyla güçlük çıkarmadığını belirtir. Şiirin ana duygusu, sevgiliye duyulan derin aşkın yanında çaresizlik, özlem ve sitemdir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

cefa
zulüm
hâk
toprak.
men
yasaklama, izin vermeme
meni
Boşalma sonucu erkeklik organından gelen ve spermleri barındıran; beyaz, yoğun ve hafif yapışkan bir sıvı; er suyu, bel, bel suyu, atmık, dikel, sperm, sperma.
takat
bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet
yâr
sevgili
zahmet
güçlük
ruhsat
izin, müsaade

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)