İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Eyâ Akl İle İrfânım Deyenler

Kaygusuz Abdal · Kaygusuz Abdal kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
— 4 — — Minbernâme— Eyâ akl ile irfânım deyenler Eyâ mülke Süleymân’ım deyenler Eyâ bildim deyenler cümle hâli Eyâ vardım deyenler doğru yolu Hak’ı buldum deyu irşâd edersin Depersin minberi feryâd edersin Ne bildin neye erdin işbu halde Akıllar mat olubdur bu hayalde Buna akl ile kimse ermemiştir. Göziyle kimse Hak’kı görmemiştir. Bu bir deryâdürür akıllar ermez Özünden geçmeyen Rab’bini bilmez Dilersen bulasın kevn ü mekânı Özünden fâriğ ol Rabbini tanı Ki sen benliğini gider aradan Bilesin tâ seni kimdir yaradan Sen ü ben eylemek şeytan işidir Sen ü ben eylemez ol kim kişidir Özünden gayrı kul görmez arada Hak’ı hâzır görür ag ü karada Dilersen olasın mahrem-i esrâr Bu dünyâ gavgasına uyma zinhâr Ferâgat ol cihânın gavgasından Ki nefsin kurtarasın fitnesinden Hemen seyrancısın seyrânın eyle Sakın deme ol öyledir bu böyle Özüne gel özüne Tanrı dostu Sana direm budur sözün dürüstü Cihan halkının işbudur hayâli Hayâli gice gündüz mülk ü mâli Eğer söyler olursan Hak sözünü Çevirir yüzünü örter gözünü Azâzildir Hak’a eylemez ikrar Gerekse söyle ana bunca tekrar Binüptür nefs atına hâ seğirdir İşitmez kulağı hemen sağırdır Hemen bir birinin aybın gözedir Gönülden dürlü fitneler gözedir Ne idüb nice ideceği bilmez Birinin unduğun biri dilemez Eğer mâlin var ise kavm ü kardeş Cihan halkı seninle cümle yoldaş Eğer kendü halinde bir aşıkdur Ana derler ki iş sevmez ışıkdur Aşık olsam adım tenbel Alâyî Eğer sofi isem derler mürâî Ha bir cenkdir biri birin beğenmez Arifler Hak’dan özge nesne bilmez Bulurlar bir sözü bin söz ederler Koyup doğru yolu eğri giderler Söz ile bulmak olsa idi Hak’kı Uçup arşa çıkaydı cümle faki Cihanda şimdi kavga çoğalubdur Cihânı fitne-i şeytan alubdur Eğer âlim eğer sofi vü derviş Heman şöhret olubdur cümle cünbiş Ko sözü fâriğ ol Kaygusuz Abdal Ki sözden açılur cümle kil ü kal

Şiir açıklaması

Şiir, kendisini akıllı, irfan sahibi ya da doğru yolu bulmuş ilan edenlere seslenerek başlar. Konuşmacı, Hak’kı bulduğunu söyleyip başkalarına yol gösterenlerin iddialarını sorgular: “Ne bildin neye erdin işbu hâlde” sözü, kişinin gerçekten neyi kavradığını kendine sormasını ister. Hak’kı yalnız akılla veya gözle kavramanın mümkün olmadığı; insanın benlik iddiasını bırakıp içten bir arayışa yönelmesi gerektiği vurgulanır.

“Özünden geçmek” ve “benliğini gidermek” ifadeleri, kişinin kendisini merkeze koymaktan el çekmesini anlatır. Şiire göre insan bu tutumla Rabbini tanımaya yaklaşır; “esrar” yani sırlar, yalnızca söz söylemekle açığa çıkmaz. Dünya kavgasından “feragat” etmek, yani ondan el çekmek ve nefsin etkisinden kurtulmaya çalışmak öğütlenir. “Zinhâr” sözü de “asla” anlamıyla bu uyarıyı güçlendirir.

Şiirin ikinci bölümünde insanlar arasındaki çekişmeler eleştirilir. Kişilerin birbirinin ayıbını gözetmesi, malı olanın çevresinde yol arkadaşlarının çoğalması ve farklı kişilerin kolayca tembel ya da ikiyüzlü diye damgalanması, toplumdaki yargılayıcı tutumu gösterir. Buradaki “kavga”, düşmanca söz ve davranışlarla ortaya çıkan çekişmedir. Şair, bu kargaşanın içinde ariflerin Hak’tan başka şeylere bağlanmadığını söyler.

Son bölümde, Hak’kı bulmanın yalnızca konuşarak gerçekleşmeyeceği belirtilir. “Söz ile bulmak olsa idi Hak’kı” dizesi, iddialı sözlerden çok samimi arayışın ve yaşayışın önemini öne çıkarır. Şiirin ana düşüncesi; gösterişten, benlikten ve dünya çekişmelerinden uzaklaşıp içtenlikle yönelmektir. Son dizelerdeki “Ko sözü” çağrısı da boş tartışmalar yerine bu öğüde kulak vermeyi önerir.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

ikrar
saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme
bini
Binme işi
mülk
Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal.
eğer
şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
kil
ıslandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak
kavga
düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa
zinhar
Asla.
esrar
Sırlar.
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
feragat
el çekme
eylemek
bir kişiden veya bir şeyden yoksun bırakmak
tenbel
tembel kavramının yanlış kullanımı
hayali
hayalî kavramının yanlış kullanımı
yoldaş
yol arkadaşı
bulmak
arayarak veya aramadan, bir şeyle, bir kişi ile karşılaşmak

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)