Şiir
Hikmet-46
Bir kün keldi Ebubekr, Selman birle
Hak Mustafa râzın açtı Rahman birle
Bârça barur bu dünyâdın erman birle
Elkin bolub Hakk'a vasıl bolmak üçün
Azrail bir kün keldi fermân birle
Fâtıma selâm derdi ikram birle
Hak Mustafa meşgul boldı imân birle
Issığ tendin aziz cânnı bermek üçün
Resûl aydı "sahâbeler bahil bolung
Ahiretge ulanduk siz ânık biling
Roze tutung, namaz okung, zekat bering
Cehennemdin özni âzad kılmak üçün"
Duşenbe kün Hak Mustafa dünya koydı
Hakk Te'âlâ fermânığa boyun sundı
İbn Abbâs suvnı kuydı, Ali yuvdı
Uçmağ içre hülle tonın kiymek üçün
Allah deben sahâbeler tebrendiler
Peyğamberni cenâzesin köterdiler
Ul "sidretül-müntehâ"ğa aşurdılar
Arş üstiğe tegürüban koymak üçün
Asmândagi ferişteler yerge indi
Peyğambemi nûrı birle âlem toldı
"Babam" teyu Fâtıma giryan kaldı
Babasıdın yetim bolub kalmak üçün
Kul Hâce Ahmed gevher yanglığ hikmet aydı
Erenlerge hizmet kılıb nazar tabdı
Toksan tokkuz ming hikmet aytıb dâstân kıldı
Dâstân kılıb bostân içre yürmek üçün ”
}}
{{eser son|kaynak=|telif=
Metindeki kelimelerin anlamları
- kün
- (Düziçi ağzı) gün. Kullanımı oldukça sınırlıdır. 'Ben onu künde görüyöm.'
- gevher
- cevher
- hâce
- ağa
- namaz
- İslam'ın beş şartından biri olan ve Müslümanların günde beş vakit, dinî kurallara göre yapmak zorunda oldukları ibadet; salat.
- bostan
- sebze bahçesi
- hizmet
- birinin işini görme veya birine yarayan işi yapma
- içre
- İçerisinde
- kalmak
- olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)