Şiir
Hikmet-96
Tınmay âşık Hû derler Hudâyığa yalbarıb
Yürür anı ışkıda keçe kündüz sarğarıb
Zâr yığlatıp âşıknı ışk elkide Hudâyım
Işk yolıda melâmet anga körür münâsib
Mansur bir kün yığladı erenler rahm eyledi
Çilten şerbet içürdi Mansur'ğa mehrin salıb
Mansur aytur "Ene'l-Hak" erenler işi berhak
Mollâlar aytur nâhak könglige yaman alıb
Aytmağıl "Ene'l-Hak" dep "kâfir boldıng Mansûr" dep
Kur'an içre buldur dep öltürdiler taş atıb
Bilmediler mollalar "Ene'l-Hak"nı manâsın
Kâl ehliğe hâl ilmin Hak körmedi münâsib
Rivâyetler bitildi hâlin anı bilmedi
Mansûr dek evliyânı koydılar dârğa asıp
Bigâne dep mollâlar Şeyh Mansur'nı öltürdi
Kâfir dep öltürdiler üç yüz molla talaşıp
Külin kökke savurdı atıp deryâğa saldı
Zevk deryası mevc urdı aktı deryâ kaynaşıb
Oşal küni ul deryâ kıldı efğan vâveylâ
Aşıklarga Hudâyâ kılğıl didârıng nasib
Efsânedür şeriat ferzânedür hakikat
Dürdânedür tarikat aşıklarğa münâsib
Halk-ı âlem yığıldı Mansûr dep feryâd kıldı
Mansûr'nı yârânları kaldı anda yığlaşıb
Tevbe kılğıl Hâce Ahmed bolğay Hakdın inâyet
Yüz ming veliler ötti sırrı sırga ulaşıb
Metindeki kelimelerin anlamları
- kün
- (Düziçi ağzı) gün. Kullanımı oldukça sınırlıdır. 'Ben onu künde görüyöm.'
- buldur
- (Trabzon ağzı) Geçen yıl
- dep
- (Kastamonu, Sinop ağzı) tekmele
- halk
- Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu; cumhur, folk.
- melamet
- kınama.
- zar
- ince perde veya örtü
- şerbet
- Pişmiş baklava vb. hamurlu tatlılara konulmak üzere kaynatılarak hazırlanmış şekerli su; şurup, şire.
- hâce
- ağa
- hâl
- bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı vasıfların hepsi
- zevk
- hoşa gitmek veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
- âşık
- Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse.
- hakikat
- Alevîlik'te dört kapı kırk makam inancındaki kapılardan dördüncüsü
- içre
- İçerisinde
- tarikat
- Birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı esaslarla birbirinden ayrılan Allah'a veya Yüce bir hedefe ulaşmayı ve onu tanımayı hedefleyen yollardan her biri.
- vaveyla
- Çığlık
- şeriat
- Kur'an'daki ayetlere, İslâm Peygamberi'nin sözlerine dayanan İslâm kanunu.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)