İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Ne kaanûna ne cebr ü zûra ne hünkâra tâbidir

Ziya Paşa · Ziya Paşa kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Ne kaanûna ne cebr ü zûra ne hünkâra tâbidir Bu bender-gehte herkes dirhem ü dînâra tâbidir Felek bir mâh-rû aşkıyle devr ettirdi dünyâyı Benim bahtım aceb bir kevkeb-i seyyâra tâbidir                 Müselsel bir esârettir zaruret her hükümette Ki sultan nâzıra nâzır da hizmet kâra tâbidir   Giden gelmez gelen meşkûktür bil kadrini hâlin Bu dehrin mihnet ü zevki bütün efkâra tâbidir   Sehâb âsâ yürürler yerde câmid gördüğün dağlar Bütün zerrât bir kaanûn-ı istimrâra tâbidir   Ehâlî tâbi’-i metbû’dur şâha hakikatte Yekûnun hükmü bâlâsındaki mikdâra tâbidir   Ziyâ efkâr-ı asra ittibâ’ et râhat istersen Has ü hâşâk zîrâ cûşiş-î enhâra tâbidir

Şiir açıklaması

Şiir, insanın ve toplumun para, iktidar, talih ve değişim karşısındaki bağlılığını anlatır. İlk bölümde, bu dünyada insanların kanun ya da hükümdardan çok maddi kazanca yöneldiği söylenir. Dirhem eski bir ağırlık ölçüsüdür; dinarla birlikte kullanılması burada para ve çıkar düşüncesini öne çıkarır. Şair, kendi bahtını da sürekli hareket eden bir yıldıza bağlı göstererek talih karşısındaki çaresizliğini dile getirir.

Devamında yönetimde herkesin bir başkasına bağlı olduğu, gerekliliğin (zaruret) yönetimleri bir esaret zincirine çevirdiği anlatılır. Mihnet sıkıntı, efkâr ise düşünceler demektir; dünyanın sıkıntı ve sevinçleri de düşüncelerle ilişkilendirilir. Yerinde duran dağların bulut gibi yürür görünmesi ve zerrelerin bir süreklilik kanununa uyması, değişimin her şeyi kapsadığını düşündürür. Son bölümde halkın ve hükümdarın gücünün birbirine bağlı olduğu vurgulanır; şair, rahat etmek isteyen kişiye çağın düşüncelerini izlemesini öğütler.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

asa
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek.
mihnet
bela, musibet, sıkıntı, üzüntü
zaruret
gereklilik
efkâr
düşünceler
hizmet
birinin işini görme veya birine yarayan işi yapma
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
ittibâ
izleme, takip etme, uyma
dirhem
Okkanın 400'de 1'ine eşit olan, 3,148 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü; İstanbul için bir dirhem 3,207 gr olarak tespit edilmiştir
herkes
(belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)