İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Ya Rab ne fitnedir ki cihan kıldı âşikâr

Fuzûlî

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Ya Rab ne fitnedir ki cihan kıldı âşikâr Ya Rab ne zulümdür ki âyan etti rûzigâr Ya Rab kaza bu emrde çekmez mi infiâl Ya Rab felek bu fiilden olmaz mı şermsâr Âb-ü havây-i gülüşen-i mihnet fezây-i dehr Çün olmadı Hüseyn'e sefâbahş u sazgâr Arâm tutmayub yere geçsin hemişe âb Mehd-i feragat üzre havâ tutmasun karâr Çün hâkidân-ı dehrde ârâm bulmadı Sultân-ı din Hüseyn-i Ali şâh-ı kâmkâr Bâd-ı fenâya gitse revâdır bu hâkdân Âyine-i vücûde ademden salub gubâr Ey dil, hükümetine cihanın ne itimad?! Ey dîde, haşmetine zamanın ne itibar?! Olsaydı rûzigâr-ı nihâdında bir sebât Ahdin kılurdu Âl-i Resûl ile üstüvâr Devran cibilletinde ger olsaydı bir vefâ Âl-i Resûl hizmetin eylerdi ihtiyâr Ol vakitten ki hasm rızâsiyle tiğ u tîr Şah-ı şehîdin eyledi âzasını figâr Açmış dehan teessüf için tîr-i tündrû Çekmiş zebân tahassür için tiğ-i âbdâr Ya Rab ki tiğ çıkmaya habs-i niyâmdan Ya Rab ki kande olsa ola tîr hâkisâr

Şiir açıklaması

Şiir, Hüseyin’in uğradığı zulüm karşısında duyulan acıyı ve dünyanın bu acıya kayıtsız kalışına yönelik sitemi dile getirir. Şair, “Ya Rab” diye seslenerek yaşananları sorgular; kaza ve feleğin bu iş karşısında içerleyip içerlemeyeceğini sorar. Sözlükteki anlamıyla “infial”, içerleme ve gücenmedir; “mihnet” ise bela, musibet ve sıkıntıyı anlatır. Bu kelimeler, şiirin yaslı ve yakınmacı havasını belirginleştirir.

Hüseyin için “Sultân-ı din” ve “şâh-ı şehîd” ifadeleri kullanılır. Gül bahçesinin suyu ve havası, dünyanın sıkıntı bahçesinde ona huzur ve uygunluk sağlayamamıştır. Böylece güzellik ve ferahlık çağrıştıran bahçe imgesi, Hüseyin’in yaşadığı acıyla karşı karşıya getirilir. Şair, dünyanın toprağında huzur bulamayan bu kişiyi anarken dünyanın ve zamanın kalıcılığına güvenilemeyeceğini de vurgular.

“Ey dil, hükümetine cihanın ne itimad? / Ey dîde, haşmetine zamanın ne itibar?” dizelerinde gönle ve göze seslenilir; dünyanın hükmüne güvenmenin, zamanın gösterişine saygınlık atfetmenin boş olduğu söylenir. Sözlükte “itibar” saygınlık, “feragat” el çekme olarak açıklanır. Şiirdeki rüzgâr imgesi de “bâd” kelimesinin sözlük anlamıyla, yani yelle ilişkilidir.

Son bölümlerde zamanın vefasızlığı sorgulanır: Şair, zamanın sağlam ve vefalı olsaydı Âl-i Resûl ile ahdini sürdüreceğini, onların hizmetini seçeceğini dile getirir. Kılıç ve ok imgeleri yaralanmayı, ardından gelen “teessüf” ve “tahassür” sözleri ise acımayı, yazıklanmayı ve özlenen kişi için üzülmeyi öne çıkarır. Son dilek, silahların kınından çıkmaması ve okun yere düşmesidir; böylece şiir, yasın yanında şiddetin sona ermesi isteğini de taşır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

bad
rüzgâr, yel
infial
içerleme, gücenme, darılma
mihnet
bela, musibet, sıkıntı, üzüntü
tahassür
Kavuşulmak istenen şey ya da kimse için üzülme
zeban
dil, lisan
âyan
Çoğul ad çekimi.; ileri gelenler
din
Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum; diyanet.
aşikar
aşikâr kavramının yanlış kullanımı
feragat
el çekme
itibar
saygınlık
teessüf
Acınma, yazıklanma, yerinme

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)