Şiir
Yine o bağ olaydı
Mikayıl Müşfik · Mikayıl Müşfik kimdir?
Yine o bağ olaydı, yine toplaşarak siz
O bağa göçeydiniz.
Biz de muradımızca felekten gün çalaydık,
Size komşu olaydık.
Yine o bağ olaydı, seni tez tez göreydim,
(Qələmə söz verəydim.)
Her gün bir yeni nağme, her gün bir yeni ilham,
Yazaydım sabah akşam.
(Arzuya bak sevgilim, tellerinden ince mi?)
Söyle, yüreğince mi?
Yine o bağ olaydı, yine size geleydik,
Danışaydık, güleydik.
Ürkek bakışlarınla ruhumu dindireydin,
Beni sevindireydin.
Gizli sohbet açaydık, ruhun ihtiyacından.
Kardaşından, bacından
Çekinerek çok zaman sohbeti değiştireydin,
Benimle değişeydin.
Yine de bir ataydı, kalbimiz gizli gizli,
Sen, ey esmer benizli.
Bu yaz bir başka yazdır, bu yaz daha da hoştur,
Vay o kalbe ki, boştur!
Her ufukta bir heves, her köşede bir umut,
İnsanlar daha mesut.
Duygular daha ince, fikirler daha derin,
Yürekler daha serin.
İnsanların vakarı, talebi daha yüksek,
Yolumuzdan taş, kesek,
Temizlenmiş biraz daha. Ellerin keyfi sazdır,
Bu yaz, bir başka yazdır!
Yine o bağ olaydı, yine o kumlu sahil,
(Sular ötəydi dil-dil.)
Saçın gibi kıvrılan dalgalara dalaydım,
Dalıp ilham alaydım.
Endamını hevesle kucaklarken dalgalar,
Kalbimde kasırgalar,
Fırtınalar coşaydı, kıskançlıklar doğaydı,
Beni hırsım boğaydı.
Dalıp alaydım seni dalgaların elinden,
Yapışaydım belinden.
Hayalimiz yüzeydi sevda denizlerinde,
Damlacıklar üzerinde.
İlhamımın yelkeni, altın sarısı saçın olaydı,
Sular hırçın olaydı.
Bu ne güzel şiirdir, bu ne güzel manzara,
Gelin bakın Hazar’a.
Çıkalım Buzovna’da küçük kayalıklara,
Seyre dalalım bir ara…
Geceler (sayrışarken), yıldızlar lale gibi,
Işıklar çiğ gibi,
Çilenip dağılırken etrafa damla damla,
En yakın biriyle.
Ne güzeldir dinlemek suların nağmesini.
Tabiatın sesini!
Ne güzeldir dolaşmak sıcak yaz mevsimleri,
Bu serin sahilleri!
Ne güzeldir seherler bizim büyük ruhumuz,
Aşıp taşan duygumuz.
Şeklindeki sulara bakarak lezzet almak,
Bu mavi şiire dalmak.
Dalgalar gibi kalkmak, dalgalar gibi inmek,
Bazen ürküp çekinmek.
Her dalga kişneyen bir beyaz yeleli at gibi.
Bizim bu hayat gibi!
Yine o bağ olaydı sevdalar ülkesinde,
O söğüt gölgesinde.
İnci kumlar üstünde yine verip baş başa,
Yayı vuraydık başa.
Günlerimiz geçeydi sıcak sevinçler gibi,
Dolu kadehler gibi.
Yapraklar arasından uzatarak elini,
Okşayarak telini.
Geceler tarayaydı saçlarını ay güzel!
Sen mi güzelsin, ay mı güzel?
Ellerinde ellerim, gözlerinde gözlerim…
Asılı kalaydı sözlerim
Gönlünün kulağından bir kızıl vücut gibi,
Güneş doğana kadar.
Bu yaz dostlarım daha bahtiyar olacaklar,
Can ciğer olacaklar.
Biraz daha uzaklara açacaklar yelkeni,
Ruh yeni, hayat yeni…
Çıkacaklar gökyüzünü aşarak döne döne,
Bulutların ötesine.
Uçacaklar sabaha, uçacaklar yarına, yerin boşluklarına.
Vaktiyle bir gölge idim hür yaşamak isteyen,
Keşke insanoğlu bilseydi.
Özgürlük ülkesinde daha şad olacaktır. Dünya bunu tadacaktır.
Yine o bağ olaydı, yine toplaşarak siz
O bağa göçeydiniz.
Biz de muradımızca felekten gün çalaydık
Size komşu olaydık
Yine o bağ olaydı, seni tez tez göreydim.
(Qələmə söz verəydim.)
Her gün bir yeni nağme, her gün bir yeni ilham,
Yazaydım sabah akşam.
Arzuya bak sevgilim, tellerinden ince mi?
Söyle, yüreğince mi?
Şiir açıklaması
Şiirde konuşan kişi, sevgilisiyle yeniden aynı bağda buluşmayı ve ona yakın olmayı özler. “Yine o bağ olaydı” dileği şiir boyunca yinelenerek bu hasreti güçlendirir. Sevgilinin sık sık görülmesi, birlikte konuşup gülmeleri ve gizli sohbet etmeleri düşlenir. Buradaki sohbet, dostça ve arkadaşça konuşmadır; sevgiliye duyulan çekingen yakınlık şiirin duygusunu belirler.
Bağ, söğüt gölgesi ve kumlu sahil, buluşmanın hayal edildiği huzurlu alanlardır. Hazar kıyısında kıvrılan dalgalar, saçlara benzetilir; dalgaların beyaz yeleli atlar gibi yükselip alçalması, denizin hareketini canlı bir görüntüye dönüştürür. Sahil kıyı, manzara ise bakış alanına giren görüntüdür. Dalgalar ve sevgilinin altın sarısı saçları, şiir kişisinin ilhamını besleyen imgeler olarak öne çıkar. Nağme ezgi demektir; şair, her gün yeni bir nağme ve ilhamla yazmayı ister.
Şiirin duygusu yalnızca sevgili özlemiyle sınırlı kalmaz. “Bu yaz bir başka yazdır” sözleriyle umut, sevinç ve insanların daha mutlu olacağı düşüncesi belirir. Yoldaki taşların temizlenmesi, engellerin azalmasını çağrıştırır. Son bölümlerde bu umut özgürlük arzusuna genişler: İnsanların daha serbest yaşayacağı, geleceğe ve yeni ufuklara yelken açacağı hayal edilir. Böylece kişisel aşk özlemi, daha güzel ve özgür bir hayat dileğiyle birleşir.
Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Metindeki kelimelerin anlamları
- manzara
- Bakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor.
- ciğer
- Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
- sohbet
- İki veya daha fazla kişi arasında dostça, arkadaşça yapılan konuşma; hasbihâl
- vücut
- İnsan veya hayvanda beden, baş, kol ve bacakların oluşturduğu bütün; eğin, ten
- sabah
- Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
- sahil
- Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.
- heves
- istek, eğilim, arzu, şevk
- her
- önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
- özgürlük
- herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestlik
- yaşamak
- bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
- sabaha
- Yarın sabah saatlerinde.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)