Ünlü söz
“Bildiğiniz gibi, milletimiz yüzyıllardan beri iki kuvvetin, iki baskıcı kuvvetin, iki yıkıcı kuvvetin baskısı altında acı çekmekte ve üzülmekteydi. O kuvvetlerden biri; doğrudan doğruya memleket ve milleti yönetmek iddiasında bulunan baskıcılar, ikincisi; bütün bir emperyalist ve kapitalist dünyasıdır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Atatürk bu sözünde Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve Kurtuluş Savaşı sürecinde Türk milletinin maruz kaldığı çifte baskıyı tanımlar. Birinci baskı kaynağı olarak, 'memleket ve milleti idare etmek iddiasında bulunan müstebitler' ifadesiyle, halkın iradesini yok sayan mutlak yönetim anlayışına işaret edilir. İkinci baskı kaynağı ise emperyalist ve kapitalist dünya düzenidir; burada sömürgeci devletlerin askeri, siyasi ve ekonomik müdahaleleriyle Osmanlı coğrafyasını parçalama ve kaynaklarını ele geçirme girişimleri kastedilir.
Bu iki gücün 'baskıcı' ve 'yıkıcı' olarak nitelenmesi, Atatürk'ün siyasal düşüncesindeki temel karşıtlığı ortaya koyar: tam bağımsızlık ve millî egemenlik ilkesi, hem içerideki otoriter yönetimlere hem de dışarıdaki sömürgeci güçlere karşıdır. Sözün 1921 gibi erken bir tarihte, yani Millî Mücadele'nin en kritik aylarında söylenmiş olması önemlidir; çünkü bu dönemde Ankara hükümeti hem İstanbul'daki yönetimle hem de işgalci devletlerle aynı anda mücadele etmektedir.
Bugünün okuru için bu söz, bağımsızlık mücadelesinin yalnızca askeri bir kurtuluş savaşı değil, aynı zamanda siyasal bir zihniyet dönüşümü anlamına geldiğini gösterir. Atatürk'ün tanımladığı çifte baskı, ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesini savunan çağdaş bağımsızlık hareketlerinin de temel gerekçelerinden biri olmuştur.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hâkimiyet bilâkaydüşart milletindir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir kelime ile ifade etmek gerekirse, diyebiliriz ki yeni Türkiye Devleti bir halk devletidir; halkın devletidir. Mazi kurumları ise bir şahıs devleti idi, şahıslar devleti idi.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bugünkü hükûmetimiz, devlet örgütümüz doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet örgütü ve hükûmettir ki onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükûmet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)