Ünlü söz
“Bulgarlar, Sırplar, Macarlar, Romenler sabanlarına yapışmışlar, varlıklarını korumuşlar, kuvvetlenmişler; bizim milletimiz de böyle fatihlerin arkasında serserilik etmiş…”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Atatürk bu sözlerinde, Balkan milletlerinin tarıma ve üretime dayalı yaşamları sayesinde varlıklarını koruyup güçlendiğini, buna karşılık Türklerin uzun asırlar boyunca fetih peşinde koşan orduların arkasında savaştan savaşa sürüklendiğini ve üretici bir hayata yeterince yönelmediğini anlatır. "Sabanına yapışmak" ifadesi, toprağa bağlı, emek ve üretim merkezli bir yaşam tarzını simgeler. Atatürk'e göre kalıcı millet varlığı, yalnızca askerî başarılarla değil, ekonomik üretimle ve toprakla kurulan sağlam ilişkiyle mümkündür.
"Fatihlerin arkasında serserilik etmek" eleştirisi ise Osmanlı'nın fütühat geleneğine yönelik özeleştirel bir bakışı yansıtır. Burada fetihçilik bütünüyle reddedilmekten çok, sürekli savaş ve yayılma eksenli siyasetin toplumu üretimden, yerleşik düzenden ve ekonomik gelişmeden alıkoyduğu vurgulanır. Türklerin askerî alandaki yetkinliği inkâr edilmez; ancak bu yetkinlik tek başına toplumsal gelişme ve refah için yeterli görülmez.
Sözün bugüne bakan yönü, bir milletin asıl gücünün üretimde, çalışmada ve ekonomiye hâkim olmada yattığına dair güçlü bir uyarıdır. Savaş ve fetih üzerine kurulu bir toplum modeli yerine emeğe, tarıma ve üretime dayalı bir toplum modelinin gerekliliğini dile getirir. Atatürk'ün bu düşüncesi, İzmir'de toplanan İktisat Kongresi'nin ruhuyla da uyumludur ve yeni Cumhuriyet'in ekonomik bağımsızlık anlayışının temel taşlarından biri sayılabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hattâ bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler; Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır, gene gelir, verimli sonuçları kalpleri doldurur. (1937)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Anadolu, en büyük hazinedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medenî beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir toplumun eksikliği ne olabilir? Milleti millet yapan, ilerleten ve geliştiren güçler vardır: Düşünce güçleri, içtimâî güçler. Düşünceler, anlamsız, yararsız, akla sığmaz saçmalarla dolu olursa o düşünceler hastalıklıdır. Bir de içtimâî yaşayış, akıldan mantıktan uzak, yararsız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dopdolu olursa yaşama sayılamaz. İlerleyemez, gelişemez, inmeliler gibi olduğu yerde bocalar kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bütün dünya bilsin ki benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikri ve içtimai inkılap taraftarlığı. Bu noktada, yeni Türkiye topluluğunda bir ferdi, hariç düşünmek istemiyorum.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)