Ünlü söz
“Bütün görevlerin üstünde bizim de bir vicdani görevimiz vardı; o da, herkesin sudan birtakım görevler yaptığı sırada hayatımızı, varlığımızı bu milletin bağrına sokarak, onlarla beraber düşman karşısında uğraşmak olmuştur! (1920)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Atatürk burada, siyasi veya askeri görevlerin ötesinde bir "vicdani görev" anlayışından söz ediyor. Bu görev, bağımsızlık mücadelesinin en zorlu döneminde, kişisel hayatı ve varlığı milletin kaderiyle birleştirmeyi gerektiriyor. "Herkesin sudan birtakım görevler yaptığı sırada" ifadesi, işgal ve belirsizlik ortamında birçok kişinin olaylara uzak durduğunu ima ediyor.
Söz, liderliğin yalnızca emir vermek değil, aynı zamanda milletle birlikte aynı tehlikeyi göze almak olduğunu vurguluyor. "Hayatımızı, varlığımızı bu milletin bağrına sokmak" tabiri, bireysel çıkarı bir yana bırakıp ortak mücadeleye katılmayı güçlü bir imgeyle anlatıyor.
Bu düşünce, ulusal kurtuluş dönemlerinde lider ve halk arasındaki güven ilişkisinin nasıl kurulduğunu gösteriyor. Bugün de bir davaya inanan insanların, o dava uğruna kişisel güvenliklerini geri plana atmalarını örnekleyen bir söylem olarak okunabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Anadolu, en büyük hazinedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medenî beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Biz hayat ve bağımsızlık için mücadele eden ve bu kanlı mücadeleler manzarası karşısında bütün medeniyet dünyasının hissiz seyirci kaldığını görmekle içi kan ağlayan insanlarız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Büyüklük odur ki hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen bunda karşı koyuşları yok eden olacaksın. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra sana 'büyüksün' derlerse, bunu diyenlere de güleceksin.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)