Vatan üzerine sözler
62 söz.
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bütün sadık yurttaşlara çağrım şudur: Ulusal Birliğimizin onurunu, bütünlüğünü ve varlığını, halk yönetiminin sürekliliğini koruma ve zaten yeterince uzun süredir katlanılan yanlışları düzeltme çabamızı destekleyin, kolaylaştırın ve ona yardım edin.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Çocuklarımız ve çocuklarımızın çocukları bin kuşak boyunca, birleşik bir ülkenin bize bahşettiği nimetlerden yararlanmaya devam etsinler ve Washington ile onun yol arkadaşlarının bize miras bıraktığı o görkemli kurumlar altında sevinmek için hâlâ nedenleri olsun.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Hükümetinin tehlikesi tartışılırken öylece durup hiçbir şey söylemeyen adam yanlış anlaşılamaz. Engellenmezse, düşmana yardım edeceği kesindir.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Kendimi burada, içinde yaşadığımız kurumların doğduğu bilgeliğin, vatanseverliğin ve ilkeye bağlılığın bir araya toplandığı bu yerde, ayakta dururken bulmaktan derin bir duyguyla doluyum. Bana, ülkenin bugünkü dağınık durumuna barışı yeniden kazandırma görevinin ellerimde olduğunu nezaketle ima ettiniz. Buna karşılık, Sayın Başkan, şunu söyleyebilirim ki, benimsediğim bütün siyasi düşünceler, onları edinebildiğim ölçüde, bu salondan doğan ve dünyaya ilan edilen düşüncelerden alınmıştır.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)
“Bir insanın ülkesine hizmet edebileceği her görev onurludur.”
— George Washington (1732 – 1799)
“Öyleyse birbirimizi canlandıralım ve yüreklendirelim; kendi toprağında özgürlüğü için savaşan bir özgür insanın, yeryüzündeki herhangi bir köle ruhlu paralı askerden üstün olduğunu bütün dünyaya gösterelim.”
— George Washington (1732 – 1799)
“General, her subay ve erin, ülkesinin en değerli haklarını ve özgürlüklerini savunan bir Hıristiyan askere yakışır biçimde yaşamaya ve davranmaya çalışacağını umar ve buna güvenir.”
— George Washington (1732 – 1799)
“Amerikalıların özgür insanlar mı yoksa köleler mi olacağını, kendilerinin diyebilecekleri herhangi bir mülke sahip olup olmayacaklarını, evlerinin ve çiftliklerinin yağmalanıp yok edilip edilmeyeceğini, kendilerinin de hiçbir insan çabasının kurtaramayacağı bir sefalet durumuna mahkûm edilip edilmeyeceğini belirlemesi muhtemel olan zaman artık çok yakındır. Doğmamış milyonların kaderi, Tanrı'nın izniyle, artık bu ordunun cesaretine ve davranışına bağlıdır. Zalim ve amansız düşmanımız bize yalnızca ya cesurca direnme ya da en alçakça boyun eğme seçeneğini bırakıyor. Öyleyse, ya fethetmeye ya da ölmeye karar vermeliyiz.”
— George Washington (1732 – 1799)
“Cesur arkadaşlarım, sizden istediğim her şeyi yaptınız, hatta makul olarak beklenebileceğin ötesini yaptınız; ama tehlikede olan ülkeniz, eşleriniz, evleriniz ve değer verdiğiniz her şey. Yorgunluk ve güçlüklerle kendinizi tükettiniz, ama sizi nasıl esirgeyeceğimizi bilmiyoruz. Bir ay daha kalmayı kabul ederseniz, özgürlük davasına ve ülkenize muhtemelen başka hiçbir koşulda yapamayacağınız hizmeti yapmış olacaksınız.”
— George Washington (1732 – 1799)
“İyi vatandaşların ve askerlerin görevlerini gayretle yerine getirirken, dinin daha yüksek görevlerine karşı da kesinlikle kayıtsız kalmamalıyız. Vatanseverin seçkin niteliğine, Hristiyan'ın daha seçkin niteliğini eklemek en büyük şerefimiz olmalıdır.”
— George Washington (1732 – 1799)
“Bu muazzam Özgürlük ve İmparatorluk binasının bağımsızlık temeli üzerinde yükseltilmesine herhangi bir katkıda bulunanlar, en küçük görevi üstlenenler; insan doğasının haklarını korumaya ve tüm ulusların ve dinlerin yoksulları ile ezilenleri için bir sığınak kurmaya yardım edenler, bundan sonra mutlu, üç kez mutlu sayılacaklardır.”
— George Washington (1732 – 1799)
“Ya birleşmiş bir halkız ya da değiliz. Eğer birleşmişsek, genel kaygı gerektiren her meselede, geliştirecek ulusal hedefleri ve destekleyecek ulusal bir karakteri olan bir ulus gibi davranalım. Eğer değilsek, artık öyleymiş gibi yaparak bir maskaralık sergilemeyelim.”
— George Washington (1732 – 1799)
“Baylar, gözlüklerimi takmama izin verirsiniz; çünkü ülkemin hizmetinde yalnızca saçlarım ağarmakla kalmadı, neredeyse kör oldum.”
— George Washington (1732 – 1799)
“Davranışınızın asaleti sayesinde, gelecek kuşakların, insanlığa sergilediğiniz şanlı örnekten söz ederken şöyle demesine vesile olacaksınız: "Bu gün eksik kalsaydı, dünya insan doğasının ulaşabileceği yetkinliğin son aşamasını asla göremeyecekti."”
— George Washington (1732 – 1799)
“Vatanımın benim üzerimde her zaman ilk hakkı vardır.”
— Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791)
“Eğer Almanya, gurur duyduğum sevgili vatanım (bildiğiniz gibi) beni kabul etmezse, o zaman Tanrı'nın adıyla Fransa ya da İngiltere bir yetenekli Alman daha kazanmış olur - ve bu, Alman ulusunun utancı olur.”
— Wolfgang Amadeus Mozart (1756 – 1791)
“Dostluğun olduğu yer, vatandır.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“İyi bir yurtsever olmak için çoğu zaman insanların geri kalanının düşmanı olmak zorunda kalmak üzücüdür.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Demek ki insanlık durumu öyledir ki, ülkesinin büyüklüğünü dilemek, komşularının kötülüğünü dilemektir.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“30 Ağustos'ta sevk ve idare ettiğim muharebede Türk milleti yanımdaydı. Bir insan, milletiyle beraber hareket ettiği zaman ne kadar kuvvetli hissediyor bilir misiniz? Bunun tarifi zordur. Bunu anlatmakta güçlük çekersem beni mazur görünüz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Anadolu, en büyük hazinedir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medenî beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli; Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Biz hayat ve bağımsızlık için mücadele eden ve bu kanlı mücadeleler manzarası karşısında bütün medeniyet dünyasının hissiz seyirci kaldığını görmekle içi kan ağlayan insanlarız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bütün görevlerin üstünde bizim de bir vicdani görevimiz vardı; o da, herkesin sudan birtakım görevler yaptığı sırada hayatımızı, varlığımızı bu milletin bağrına sokarak, onlarla beraber düşman karşısında uğraşmak olmuştur! (1920)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lazım olanı yapmaya hazırız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde, Anadolu köylü kadınının üstünde kadın mesaisi zikretmek imkânı yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim" diyemez.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)