Ünlü söz
“Kapitülasyonların hiçbir kısmına istisnayı kabul etmiyoruz. Adlî, malî veya askerî kapitülasyonların hiçbirini tanımıyoruz. (1922)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Kapitülasyonlar, Osmanlı Devleti'nin yabancı devletlere tanıdığı ayrıcalıklı ticari, hukuki ve mali haklardır. Bu ayrıcalıklar zamanla devletin egemenliğini zayıflatmış, yabancı devletlere ve onların vatandaşlarına iç hukukta ayrıcalıklı bir konum sağlamıştır. Atatürk'ün sözü, bu ayrıcalıkların tamamının reddedildiğini, hiçbir alanda istisna kabul edilmediğini kesin bir dille ortaya koyar.
Adlî kapitülasyonlar, yabancıların Osmanlı mahkemelerinde değil kendi konsolosluk mahkemelerinde yargılanması anlamına geliyordu; malî kapitülasyonlar vergi bağışıklıkları ve gümrük ayrıcalıklarını, askerî kapitülasyonlar ise yabancıların askerlikten muaf tutulmasını veya stratejik ayrıcalıkları içeriyordu. Bunların tümünün reddi, tam bağımsız bir devlet olma iradesinin göstergesidir.
Bu tutum, Misak-ı Millî'nin 'siyasî, adlî, malî gelişmeyi engelleyen sınırlamaların kaldırılması' ilkesiyle de uyumludur. Lozan'da kapitülasyonların kaldırılması, yeni Türkiye'nin egemenlik ve eşitlik temelindeki en önemli kazanımlarından biri olmuştur.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hâkimiyet bilâkaydüşart milletindir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir kelime ile ifade etmek gerekirse, diyebiliriz ki yeni Türkiye Devleti bir halk devletidir; halkın devletidir. Mazi kurumları ise bir şahıs devleti idi, şahıslar devleti idi.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bugünkü hükûmetimiz, devlet örgütümüz doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet örgütü ve hükûmettir ki onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükûmet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)