Ünlü söz
“Milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu sürekli olarak ve her türlü araç ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu bütün insanlığa gerçek huzurun temini yolunda kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta başarıya ulaştıracaktır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu sözde Atatürk, Türk milletine atfettiği temel nitelikleri sayar: yüksek karakter, çalışkanlık, doğuştan zekâ, ilme bağlılık, güzel sanatlara sevgi ve millî birlik duygusu. Bu değerlerin korunması ve geliştirilmesi için devletin her türlü aracı kullanması gerektiğini ifade eder. Dolayısıyla söz, yalnızca bir övgü listesi değil, aynı zamanda bir eğitim ve kültür politikası ilkesidir; bu değerlerin kurumsal olarak beslenmesi görevini işaret eder.
İkinci cümlede ise bu ulusal ülküye evrensel bir çerçeve çizer. Türk milletinin kendi gelişimini tamamlamasının, insanlığın genel huzuruna katkıda bulunacak medenî bir görev olduğunu söyler. Bu, dar bir milliyetçilik anlayışını değil; kendi değerlerini yüceltirken insanlık ailesine sorumluluk duyan bir anlayışı yansıtır.
Bugün için bu söz, kalkınmanın yalnızca ekonomik göstergelerle değil, karakter, bilim, sanat ve birlik duygusu gibi kültürel temellerle de ölçülmesi gerektiğini hatırlatır. Toplumların kendilerine güvenmeleri ve insanlığa katkı sunmaları için önce kendi insanî ve kültürel sermayelerini bilinçle geliştirmeleri gerektiği mesajını taşır.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
İlgili sözler
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Biz Batı medeniyetini bir öykünmecilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi kendi yapımıza uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hattâ bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler; Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır, gene gelir, verimli sonuçları kalpleri doldurur. (1937)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)