Ünlü söz
“Millî hedef belli olmuştur. Ona ulaşacak yolları bulmak zor değildir. Önemli olan, çetin olan o yollar üzerinde çalışmaktır. Denebilir ki hiçbir şeye muhtaç değiliz. Yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak. İctimâî hastalıklarımızı incelersek temel olarak bundan başka, bundan önemli bir hastalık keşfedemeyiz; hastalık budur. O hâlde ilk işimiz bu hastalığı esaslı bir şekilde tedavi etmektir. Milleti çalışkan yapmaktır. Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu söz, Atatürk'ün kalkınma anlayışının özünü çalışkanlık üzerinden kurduğunu gösterir. Burada hedef seçmekle yol bulmanın, çoğu zaman sanıldığından daha kolay olduğu; asıl meseleyse seçilen ve bulunan yolda ısrarla çalışabilmektir. Atatürk, toplumsal geri kalmışlığın ve başarısızlığın arkasındaki temel neden olarak tembelliği, çalışmama alışkanlığını gösterir. Bu yalnızca ekonomik bir tespit değil; aynı zamanda zihinsel ve ahlaki bir teşhistir.
Sözün üzerinde durduğu "ictimâî hastalıklar" ifadesi, toplumsal sorunları tıbbî bir metaforla ele alarak çözümün de bir tedavi süreci gibi düşünülmesi gerektiğini ima eder. Nasıl bir hekim önce hastalığın kökenini bulursa, Atatürk de toplumun en büyük hastalığının çalışmama olduğunu söyler ve bu yüzden ilk işin bu hastalığı tedavi etmek, yani milleti çalışkan hale getirmek olduğunu savunur. Servet, refah ve mutluluk bu çabanın doğal sonuçları olarak görülür.
Bu yaklaşım, kişisel gelişim söylemlerinden farklı olarak bireysel değil, toplumsal bir dönüşümü hedefler. Çalışkanlık burada bireyin kendi zenginleşmesi için değil, milletin bütün olarak ilerlemesi için gerekli görülmüştür. Sözün günümüzdeki yankısı, kalkınmanın yalnızca plan, proje ya da hedef belirlemekle değil, bu hedeflere ulaşmak için gösterilen sürekli ve disiplinli emekle mümkün olacağı yönündedir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ve saadet getirsin, iyi ve fena olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Efendiler! Bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acıdır. Fakat kendi ırkından büyük tanıdığı ve başlarında taşıdığı insanlardan hayırsızlık, kötülük görmesi ondan daha acıdır. Bu kalp ve vicdanlar için beklenmez bir yaradır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Geçen zamana oranla daha çok çalışacağız. Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da başarılı olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadî zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılacak başarılar yaşayamaz ve sürekli olamaz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, savaşlarda dahi düşmanın üzerinde bir kin duymam; yalnız askerlik kurallarının uygulanmasını düşünürüm. (1937)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır; onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler. (Düşmanları için söyledikleri.)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)